Gururluyuz, sen mezun olduğun için ve tabi biraz da burukluğumuz var. Senin mezuniyet günün ile ilgili yaşadığın sıkıntı için ve üniversiteden mezun olamayan niceleri için.
Ama ümitliyiz. Her şeyin zamanla olacağını biliyoruz ve bekleyecek kadar sabırlıyız.
Başarılarının devamını diliyoruz…
AÇIKLAMA : Elbette ki bir bakanın kızı olması ile başörtüsü sıkıntısının gündeme gelmesi arasında bir ilişki yok. Hepimiz bizzat kendisi veya kardeşi bu sıkıntıları yaşayan insanlarız. Buruğuz ama ümitliyiz deyip orada açıklamalarını yazmıştık. Bu meselenin bir oylama ile bir kararname ile çözülemeyeceğini biliyoruz. Bu sorunun çözülmesi için gereken sürecin de kolay olmadığı biliyoruz. Bununla ilgili uzun bir çalışma yapıp sitede yayınlayacağız. Gelen birkaç soru üzerine 03.07.2007 tarihi itibari ile açıklama kısmını ekledim. Aslında daha önce yazılan yazı ile yakın bir içeriği taşıyor sadece burada daha detaylı şekilde açıkladık orada sonradan kalınlaştırdığımız cümleyi…
Saygılarımızla….
Şu anda Başbakanımız Erzincan’da konuşuyor ve işte tablo yukarıda. Daha yüksek çözünürlükte bir resim kullanabilmek isterdim ama winamptan bu kadar oluyor. Bütün Ak Partililerden rica ediyorum ellerindeki miting resimlerini, teşkilat çalışmalarındaki resimleri bize göndersinler heyecanımızı bütün arkadaşlarımızla paylaşalım.
Bu resim İstanbul’dan, Ankara’dan, İzmir’den değil Elazığ’dan.. Bugün haftasonuda değil ki başka illerden taşıma kalabalıklar toplansın. Burası Erzincan ve orada sadece Erzincanlılar var. Peki diğer partilerin mitingleri nasıl ? En güçlü illerde mitinglere başlayan diğerleri bütün çabalara rağmen boş meydanlara konuşurken, Ak Parti meydanlara sığmıyor.
İşte size seçim anketi, işte size Türk Milleti…
Özalla tek başına iktidar olan ve bir döneme damgasını vuran ANAP bugünlerde artık anketlerdeki diğerleri kısmında yer alan partilerin sırasına düştü. İşin garibi bu isimlerden birisi genel başkanm olduğu halde seçime giremeyecek bir duruma gelmişken biri de kalktı bağımsız aday oldu. Koca bir partiyi bitiren insanlar Türkiye’ye neler yaptılar ? Kimisini biliyoruz, kimisini bilemiyoruz. Allah bizi böyle yöneticilerden korusun. Bugün son olarak Diyarbakır’da 3200 kişi teşkilatlarından istifa etti. Halbuki 2 ay önce nasıl ahkam kesiyorlardı televizyonlarda. Her şeyi bilen adamlar bu milleti bilemiyorlar mı yoksa ? Yoksa Mumcu’nun bir misyonu vardı ve onu tamamladı ve gitti mi ? Yoksa kendini çok akıllı zanneden arkadaş birilerinin oyununa mı geldi ?
Yorum sizlerin…
Türkiye’de birilerinin hep canı sıkılır, özellikle yaşlanan ve emekliliği yaklaşan bazı hukuk adamlarında gördüğümüz bu hastalık henüz tıp bilimi ile açıklanamamaktadır. Son zamanlar bu hastalıktan muzdarip bazı şahıslar can sıkıntılarını gidermek için Ak Parti için bir kapatma dosyası hazırlanıyormuş. Ama bizler yaşlı büyüklerimizin kendilerini çok yormalarını istemeyiz -aslında otobüse binseler onlara yerde veririz ama onlar otobüsün ne demek olduğunu bile bilmiyorlar- diyerek onlara yardımcı olmak için çok güzel gerekçeler hazırlamış.
İşte Ak Partiyi kapattıracak hatalar zinciri :
AKP’nin kuruluşunda görev almış bir yetkili, elimizde bulunan ses kayıtlarında; harflerin Adalet ve Kalkınma Partisi’ni değil Allah ve Kur’an Partisi kelimelerini ifade ettiği, ancak şartlar olgunlaşmadığı için gerçeğin açıklanamadığını itiraf etti…
Doğan Medya Center içinde bulunan yoga ve reiki salonunu saat 05.00’te temizlemek için gelen bir grup temizlikçi kadın başörtülerini takarak salonda namaz kılmaya teşebbüs etmişler, bir cumhuriyet mitingi dönüşü gazeteye gelmiş bulunan Milliyet Gazetesi çalışanları, namaz kılma eylemini henüz kıyam halindeyken bastırmayı başarmışlardır. Temizlikçilerin AKP iktidarı döneminde işe alındıkları, AKP iktidarından cesaret alarak geçtiğimiz Ramazan ayında da oruç tutma eylemi yaptıkları ortaya çıkarıldı…
Avcılar Selami Yetişgil İlköğretim Okulu’nun bazı öğrencilerinin, okulun bodrum katında “ALLAH” olarak isimlendirdikleri görünmez bir varlığa ibadet ettikleri tespit edildi. Bir öğrenci babasının kızını ispiyonlaması üzerine ortaya çıkan habere göre; çocukların son zamanlarda davranışlarının değiştiği, bazı öğrencilerin kanatlarının çıkmaya başladığı, duvarlardan geçebildikleri ve hatta gözlerinden ateş çıkarabilenlerin bile olduğu öğrenildi…
Meteoroloji Meslek Liseleri öğrencilerine 4 adet yağmur duası ezberleme zorunluluğu getirildiği iddia edildi…
AKP’li bakan tarafından atanan Mamak Milli Eğitim Müdürü, ÖSS sınavına girecek öğrencilere yaptığı konuşmada “Allah hepinize sınavda zihin açıklığı versin” diyerek sadece Allah’ın sevdiği dinibütün öğrencilerin başarılı olmasını istediği, dinle daha limoni bir ilişkisi olan gençlerin ise hâk ile yeksân olmasını dilediği anlaşıldı…
14 Nisan 2006 günü, AKP seçmeni olduğu tespit edilen 67 yaşındaki Hatice Benli, Gaziosmanpaşa-Bakırköy hattında çalışan belediye otobüsüne sağ ayağıyla bindi ve ayağını atarken içten içe “Bismillahirrahmanirrahimm” dedi…
AKP’li bakan tarafından yeni atanan Rize Tapu Kadastro Müdürü’nün odası boyanırken Atatürk resmi duvardan indirildi. Kullanım talimatnamesinde boyanın 12 saatte kuruyacağı belirtilmişken, resim 15,5 saat sonra yani 3,5 saat gecikmeli olarak tekrar eski yerine asıldı. Dolayısıyla söz konusu partinin Atatürk’ü hazmedemeyen kişilerle kadrolaşma yaptığı ispatlanmış oldu…
25 Şubat 2004 tarihinde Ankara-Urfa uçağında başı açık bir kadına cam kenarı koltuk kalmadığı söylenmişken, daha sonra gelen türbanlı kadına cam kenarından yer verildiği belgelendi. Yolcuların biniş kartları da ekte delil olarak sunulmuştur…
AKP, içki yasağı politikasını uygulamak için pilot bölge olarak Samsun Devlet Hastanesi’ni seçti. AKP yönetimi tarafından başhekim yapılan imam hatip kökenli, Samsun Devlet Hastanesi Başhekimi Kamil Çoban, siroz hastası 59 yaşındaki B.T. isimli hastasına, içki içmeye devam etmesi durumunda tedaviye devam etmesinin bir anlamı kalmayacağını söyleyerek, içki içmemesi konusunda baskı yaptı…
Antalya Saime Yahşigil İlköğretim Okulu’nda ders programı yapılırken, din derslerinin zihinlerin zinde olduğu sabah saatlerine, İnkılâp Tarihi derslerinin ise hemen öğle yemeğinden sonra, çocuklara rehavet çöktüğü saatlere konması dikkat çekti. Ayrıca, rehaveti artırmak için İnkılap Tarihi derslerinin olduğu günler öğrenciler uyuklasın diye yemekhanede ayran dağıtıldığı belirlendi…
DONAR araştırma şirketi tarafından yapılan çalışmada; AKP seçmenleri arasında, Mustafa, Ahmet, Ali, Ayşe, Havva gibi İslam kaynaklı isimlerin CHP seçmenlerine göre 3 katı fazla olduğu, buna karşın; Tansel, Çiyse, Berkecan, Sudesu gibi çağdaş isimlerden neredeyse hiç olmadığı tespit edildi
AKP’li belediyelerin geçmiş dönemlere göre iki kat fazla yeşillendirme çalışması yaptığı belgelendi. Şeriatı temsil eden yeşil ile rejim değişikliğine park, bahçe ve refüjlerden başladıkları açıkça görülmektedir…
AKP’li İstanbul Belediyesi Terkos ve Ömerli barajları kıyısında her cuma günü 41 imama 41 Yasin okutuyor. Okunmuş sular şebekeye veriliyor, bu sayede insanların dinî duyguları coşturularak amaçlanan şeriat devleti için taban oluşturuluyor…
CHP’nin amblemi bir Türk savaş aleti olan ok, DP’nin amblemi yine bir Türk taşıma aracı olan at iken AKP’nin sembol olarak Avrupalı Edison tarafından icat edilmiş ampulü seçmiş olması Türkiye’yi AB’ye peşkeş çekeceğinin en güzel delilidir…
Vatansever Türk Paraşütçüleri Konfederasyonu’nun internet sitesinde yer alan belgeye göre; Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, AB’nin genişleme sorumlusu Olli Rehn ile gizli bir anlaşma yapmıştır. Anlaşmaya göre, Sinop-Mersin hattının doğusu Sözde Ermenistan ve Kukla Kürdistan devletleri arasında paylaşılacak, Ege Bölgesi Helen cumhuriyeti olacak, İstanbul, sıcak sulara açılma emelinden bir türlü vazgeçmeyen Rusya’ya bırakılacak. Abdullah Gül’e jest olarak da Kayseri merkezli Gülistan İslam Cumhuriyeti kurulacaktır…
Yalçın Küçük’ün isabet buyurduğu üzere; Abdullah Gül’ün Kürt olduğu ve babasının da Abdullah Öcalan’a büyük muhabbet duymasından dolayı oğluna Abdullah ismini verdiği anlaşılmıştır. (Gül ile Apo’nun aşağı yukarı aynı yaşlarda olmaları bu gerçeği değiştirmez. Demek ki babası öngörülü bir insandı.)
Yalçın Küçük’ün tespitlerine göre Tayyip Erdoğan’ın Kızılderili Sabetaist Doğan Er kabilesinden geldiği, kimliğini gizlemek için ise soyadını Erdoğan yaptığı öğrenilmiştir…
Fenerbahçe’nin bayrağı sarı-laciverttir. Bayrak 15 dakika kezzaplı suda bekletildiğinde iki rengin karışmasından yeşil renk ortaya çıkmaktadır. Erdoğan’ın şeriat özlemi takım tercihinde bile kendini ele vermektedir…
AKP döneminde eşi türbanlı olan Ertuğrul Sağlam Beşiktaş teknik direktörü olurken, namaz kıldığı bilinen futbolcular sürekli ilk onbirlerde takımda yer bulmaya başlamışlardır. AKP iktidarı döneminde Anelka ve Aurelio’nun Müslüman olmaya zorlanması ve aynı iktidar döneminde İlhan Mansız’ın (İ.Mansız) ise futbolu bırakmak zorunda kalması da dikkat çekmiştir…
Bazı anketlerde barajı geçtiği iddia edilen partilerin beyefendileri meydanlarda yalnız kalıyor nedense. Bu işte bir yanlışlık olmalı değil mi ? Bulancak’ta düzenlenen mitingde sadece 2000 kişi ile hayal kırıklığına uğrayan Cem Uzan, Giresun meydanında ise şok kelimesinin az kalacağı bir durumla karşılaşmış. Topu topu 50 kişinin karşıladığı parti lideri 10 dakika takıldıktan sonra arkasına bakmadan gitmiş.
Demek ki neymiş bu millet bol keseden yapılan atışlara karnı tokmuş.
Ak Parti’nin bu zamana kadar duyduklarımız dışında muhtemelen resmi olmayan rap tarzında bir şarkı : (Acaba seçim şarkısı olarak kullanılsa daha mı güzel olurdu ?)
Türkiye Hudson’daki toplantıda konuşulanları Yasemin Çongar’dan öğrendi. Günlerdir olay kamuoyunda tartışılırken toplantıya katıldığı iddia edilen bir taraftan ise hiç ses çıkmıyordu. Herkes bu işin aslını merak ediyor ve konuşulan senaryolara kimse anlam veremiyordu. Geçtiğimiz gün ise bir açılama yayınlandı.
GEÇERKEN UĞRAMIŞTIK
Açıklamaya göre olaylar hiç de Yasemin Hanım’ın bahsettiği gibi değilmiş, aslında programa katılan katılımcılar katılmamışlar da geçerken uğramışlar, seyahatin asıl amacı Hudson’a gitmek değilmiş ama oraya kadar gitmişken bir bakalım bu Hudson’da neler var demişler. Tesadüf bu ya aynı zamanda askeri ataşemiz de orada programdaymış.
MAKSATLI OLARAK SAPTIRILMIŞ
Açıklamaya göre Yasemin Çongar olayı maksatlı olarak saptırmış. Tabi efendim aslında Yasemin Çongar haberi verirken baştan o toplantıda bulunan TSK mensuplarının kesinlikle yanlış bir harekette bulunamayacağını dolayısı ile o toplantınınn çok mübarek, muhteşem ve harikulade bir toplantı olduğunu o toplantıya katılan diğer insanların da yetkililerimizden alacağı feyz ile insanüstü muhteşem yaratıklara dönüşeceğini yazmalıydı. Hatta haberin sonuna bir de padişahım çok yaşa demeliydi ki sadık ve itaatkar kapıkulları sınıfında kendine de bir yer bulabilsin.
Bırakalım artık yanlışta ısrar etmeyi ya…

Son zamanlarda gündeme damga vuran süper ironilerle nokta atışları yaparak vermek istedikleri mesajı olabilecek en iyi şekilde yayan Genç Siviller’in son açıklamasını yayınlıyorum.
Beyoğlu’ndaki 50 Kişi Biziz, Playstation Karakteri Değiliz
Genç Siviller, Hudson Enstitüsü’nün yaptığı felaket senaryolarına cevabını bir basın açıklamasıyla duyuruyor.
Tarih: 21 Haziran 2007 Perşembe
Saat: 19:00
Yer: Galatasaray Lisesi Önü
Amerikalı düşünce kuruluşlarından Hudson Enstitüsü’nün Türkiye üzerine kurduğu felaket fantezileri, Zeyno Baran’ın gündüz düşleri hepimizi dehşete düşürdü. Bu senaryolara göre Anayasa Mahkemesi eski Başkanı Tülay Tuğcu’ya suikast dışında İstiklal Caddesinde yapılacak bir terör saldırısıyla 50 kişi öldürülecektir.
Biz haftanın pek çok günü İstiklal Caddesi’nde bulunan, orada arkadaşlarıyla buluşan, dolaşan, oturup bir şeyler yiyip içen, senaryolarınızda hayatlarımıza kast ettiğiniz o meşhur 50 kişiyiz.
Karanlık oyunlarınıza bizi oyuncak etmeyin. Bizler alt-ctrl tuşuyla patlattığınız, F3 Caps Lock tuşuyla üzerine terörist yolladığınız sanal karakterler değiliz. Bu yaz sıcaklarınızda canınız sıkılmış eğlence arıyor olabilirsiniz. İnsan hayatları üzerinden strateji oyunları oynayacağınıza size Company of Heroes: Opposing Fronts, Empire Earth – 3, Command & Conquer 3: Tiberium Wars gibi son model strateji oyunlarını tavsiye ediyoruz. Kesmezse FRP oynayın. Biriniz katil olun biriniz terörist birbirinizi öldürüp durun.
Bizi de sizinle ilgili fantezilerimizi yazmaya mecbur bırakmayın.
Hali hazırda milli Dalton çetemize ait evlerden ordu yapımı bombaların çıktığı, seçime doğru şiddetin tırmandırıldığı ülkemizde sizin hayal bile edemeyeceğiniz yeterince karanlık senaryo mevcut zaten.
Amerikalıların patavatsız fantezileri bir tarafa, bu toplantıda Genelkurmay’dan üst düzey yetkililerin bulunması kaygılarımızı artırdı.
Bizim vergilerimizle görev yapan Genelkurmay yetkililerinin hayatlarımız hakkında yakışıksız senaryoların konuşulduğu bir toplantıda ne işleri olduğunu, bu toplantıya hangi amaçla katıldıklarının bir gece yarısı bildirisiyle açıklanmasını, mümkünse bu açıklamada “bunlar orduyu yıpratma girişimleri” söyleminden daha somut şeyler söylenmesini bekliyoruz. Ayrıca aynı toplantıda bulunan Celal Talabani’nin oğluyla bir görüşme yapılıp yapılmadığının ve “PKK liderlerini şimdi Türkiye’ye verirseniz bu hükümete yarar” gibi bir konuşmanın geçip geçmediğinin açıklığa kavuşturulmasını talep ediyoruz.
Sayfamıza güncellemeye devam ediyoruz. Türkiye'nin dört bir yanından çalışmalarınızı, duygu ve düşüncelerinizi bekliyoruz.
HERŞEY TÜRKİYE İÇİN !