Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen’in, Meclis Genel Kurul Toplantısı’nda yaptığı konuşmaya tepki gösteren Gaziantep’in Araban ilçesine bağlı Alevi köylerinden Başpınar’lı vatandaşlar, topluca CHP’den istifa edip AK Parti’ye geçme kararı aldı.
Köy muhtarı Hüseyin Kutlu önderliğinde CHP’den istifa edip AK Parti’ye geçmeyi kararlaştıran Başpınarlılar, birkaç gün içinde AK Parti’ye müracaat edip AK Partili olacak. 700 nüfuslu Başpınar köylüleri ve Avrupa’nın değişik ülkelerinde bulunan 500′ün üzerindeki Başpınarlılar, topluca CHP’den istifa edip AK Parti’ye geçme kararı aldı.
Başpınar köyü muhtarı Hüseyin Kutlu, Başpınar köyünde ikamet eden 700 kişinin ve Avrupa’nın değişik ülkelerinde işçi olarak çalışan 500′ün üzerindeki Başpınarlı Alevi’nin AK Parti’ye geçeceğini duyurdu. Kutlu, “CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen’in, 1937-1938 yıllarında Dersim’de yaşananlarla ilgili yaptığı konuşmayı talihsiz buluyorum. Partinin kurulduğu tarihten beri Alevi köyü olan Başpınarlılar olarak yapılan tüm seçimlerde oylarımızı CHP’den yana kullandık. Başpınar köylüleri olarak Öymen’in bu talihsiz konuşması yüzünden köyümüzde ikamet eden 700 kişi köy muhtarı olarak benimle tek tek görüşerek ve Avrupa’nın değişik ülkelerindeki 500′ün üzerindeki Alevi Başpınarlılar, bize telefonla ve internetle ulaşarak CHP’den ayrılma kararı aldıklarını bildirdi.” dedi.
Bugüne kadar CHP’li olduklarını anımsatan Kutlu, “Başpınar köylüleri olarak üyesi bulunduğumuz CHP’den toplu olarak istifa ediyoruz. Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Başbakan Sayın Tayyip Erdoğan’ın, AK Parti’nin kuruluşundan bugüne kadar ayrımcılık yapmadığı ve dürüst politikacı olduğu için Başpınar köylüleri olarak CHP’den toplu istifa ederek AK Parti’ye geçeceğiz. Alevi köyü olan Başpınar köylüleri olarak CHP’den toplu istifa edip AK Parti’ye geçmek için çalışmalarımız sürüyor. Kesinlikle bundan sonra Adalet ve Kalkınma Partiliyiz.” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı’na dava açılabilir, hiç bir hukuki karar olmadan Başbakan’ın telefonları dinlenebilir ama yargı mensuplarının telefonları dinlenemez. Peki niye ? Neyi duymanızı istemiyorlar ?
Bejan Matur Onur Öymen’in konuşmasının ardından adeta feryat ediyor hiç ilave bir yoruma gerek bırakmadan:
Suyu zehirleyenler
Meclis’in kürsüsünden millet adına konuştuğunu söyleyen biri, geçmiş acıları deşerek, Dersim’de ağlayan analardan, vazgeçilmeyen mücadeleden söz ediyor. Evet, o zaman da ağladılar. Ve bugün ağlayanlar, o acıların tortuları…
Sen Cumhuriyet kurulurken onca anayı ağlattığın ve dönüp bakmadığın için bugün hâlâ kan akıyor. Soframızda hâlâ acı bir tat. Birbirimize varamayışımız, aynı dili konuşmayışımız geçmişte yaşatılan acılardan.
Nasıl kör, nasıl sağırsın toplumuna. Vereceğin bir gelecek, yeşerteceğin bir cennet hiç olmadı. Ve galiba olmayacak.
İkrah getirmekle susmak arasında tereddütteyim. Ama birileri ölürken susmak… susmak olmaz.
Tıpkı geçmişteki gibi. Şık tayyörlerin, zarif şapkaların Cumhuriyet’i bir kan uykusunda ‘yerlileri’ boğarken hedef ileri medeniyetti. Hâlâ öyle. Barıştan söz edenleri ‘gerici’ olmakla suçluyorlar. İlerici efendiler, Seyit Rıza’nın başından bir şafak vakti aldıkları görkemli sarığını bir konfeksiyon şapkaya değişirken de ileriydiler. Seyit Rıza haysiyetini örtecek bir örtü dışında bir şey istemedi onlardan; ‘Başım açık ölüme gitmeyeceğim.’ dedi. ‘Oğlumu asacaksanız, benden sonra asın.’ Oğlunun ölümünü görmek istemeyen yaşlı, mağrur bir babanın son dileğiydi. Onu bile duymadılar. Geride kurulmuş mangalar yerlilerin yaban bakışlarına çevrilirken, Cumhuriyet’in model kızı, mitralyözün başındaydı Dersim’e havadan bombalar yağdırılıyordu. Bunlar arşivlerinde var. Suçlarını biliyorlar. Ama medeniyet azizim, medeniyet büyük bir sınav! Evet Dersim’de çok analar ağladı. Susmuş değiller, ağlıyorlar hâlâ. Acıları devam ediyor.
Terörle mücadelenin nasıl olması gerektiği konusunda Dersim İsyanı’nın bastırılma şeklini örnek gösteren Öymen Tunceli’de posterlerle protesto edildi.
Adeta Saddam’ın Halepçe’de yaptığı katliamı çağrıştıran sözlerle açılıma muhalefet eden Öymen’in ifadelerine verilen tepkilere CHP’den bir açıklama da gelmedi.
Günlerdir konu açılım. CHP ise açılımdan başka her şeyi konuştu. 10 Kasım, kapalı oturum, açık oturum… Açılımı niye konuşamadıkları ise Öymen’in konuşmasından sonra belli oldu. Adeta beni bir sen anladın sen de yanlış anladın yorumuna benzercesine ey Öymen bir sen konuştun sen de çok yanlış konuştun dedirtti.
Öymen’in sözlerine CHP’nin Tunceli teşkilatından da tepki geldi. CHP İl Başkanı Hüseyin Güneş, açıklamaların ‘talihsiz’ olduğunu belirtti. 1938′de yaşanan olayları, bugünkü terörle mücadele yöntemleriyle karşılaştırmanın yanlış olduğuna işaret eden Güneş, “Bu açıklamalar nedeniyle çok tepki aldık. Konuyu genel merkez yöneticileriyle yüz yüze konuşacağım.” dedi.
Bütün bu olanlara bakınca tekrar etmek gerekir ki ülkemiz de CHP’yi sosyal demokrat saymak bir talihsizliktir. Ey sosyal demokrasi savunucuları hala mı CHP.
Sürekli bir korku yaymaya çalışıyorlar. Efendim herkesin telefonları dinleniyormuş. Yıllardan beri bu ülkede yaşayan ve ev ile iş dışında az bir düşüncesi olanı herkesi yıllarca dinleyen siz değil misiniz bu zamana kadar ?
Bu ülkede 6 yıl hiç bir yargı kararı olmadan Başbakan’ın telefonları dinlenmiş. Niye hiç sesiniz çıkmadı ? Neymiş Yargıtay’ın telefonları dinlenmiş. Bir kanıt, bir kayıt var mı ? Henüz yok. Sadece söylenti. TİB Başkanı açıklama yaptı böyle bir dinleme yapılmadığına dair ama sanki hiç böyle bir açıklama yapılmamış gibi yorumlara devam ediyorlar.
Şunu demek istiyorlar : Başbakan bile olsa halk dinlenir ama bu ülkenin özel insanları var onlara hiç kimse dokunamaz. Askerler ve hakimler….
TİB Başkanı Fethi Şimşek’in açıklaması ile ilgili haber için tıklayınız :

Hainlerin kışkırtmalarına rağmen hükümetin birlik projesi ile ilgili kararlı duruşu meyvelerini veriyor. Bugün terör örgütünün 8 üyesi kaçarak devlete teslim oldu. Hiç mermi dökülmeden, hiç bir askerimiz yara almadan, hiç bir ana ağlamadan…
PKK terör örgütü kamplarında eğitim alan 8 PKK’lı, örgütün elinden kaçarak Şırnak’ın Silopi ilçesindeki Habur Gümrük Müdürlüğü’nde güvenlik güçlerine teslim oldu.
PKK terör örgütünün kamplarında kalan ve bir süre eğitim aldıkları bildirilen 8 PKK’lı örgütten kaçarak bugün saat 14.30 sıralarında Habur Gümrük sahasında güvenlik güçlerine teslim oldu. Güvenlik güçlerine teslim olan 8 PKK’lının Habur Gümrük sahası içerisinde alınacak olan ifadelerinin ardından Verimli Jandarma Komutanlığı’na götürüleceği ve burada yapılacak işlemin ardından Cumhuriyet Savcılığı’na sevk edileceği öğrenildi.
Hükümetin kararlı tavrı güven veriyor
Yıllardır binlerce askerimizin şehit olmasına binlerce vatandaşımızın örgüt tarafından dağa çıkarılmasına ve bunlarla beraber gelen bir çok soruna sebep olan süreç bugün hükümetin kararlı duruşu ile sona erme sürecine doğru yaklaşıyor.
Yıllardır bu kandan beslenenler durumdan huzursuz
Uzun zamandan beri buradaki sıkıntılı durumları kendileri lehine kullanarak ranta çevirenler bu gelişmelerden huzursuz oldukları gibi süreci engellemek için ellerinden geleni yapıyorlar. Bu konuda en çok yapmaya çalıştıkları şey ise milletimizin hassas noktalarına dokunarak onları tahrik etmek ve sürece karşı durmalarını sağlamak.
Batman Ticaret ve Sanayi Odası üyeleri, Çokbilmiş Çokkonuşan’ın, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in ablasının yeşil kartlı olmasını gündeme getirmesine tepki gösterdi. Aynı zamanda Mehmet Şimşek’in ablasının komşuları da oturduğu yerden nutuk atanlara tepki gösterdi.
Batman Sanayi ve Ticaret Odası üyeleri bir araya gelerek sürekli olarak polemik oluşturarak gündemde kalmaya çalışma çabalarına tepki gösterdi.
Basın açıklamasından notlar :
Asıl Utanması Gereken Yıllarca Bu Halkı Tanıyamamış Politikacılardır
”Sayın Bakanımız Şimşek, Batman’ın Gercüş ilçesinin Arıca köyünde doğmuş ve bu bölgede büyümüştür. Yüksek eğitiminden sonra yurt dışına gitmesi, yurt dışında çalışması ve herhangi bir ülkeden ikinci vatandaşlık alması nedeniyle ona ‘İngiliz Mehmet’ sıfatının yakıştırılmasını doğru bulmuyoruz. Bakanımız, en az Kılıçdaroğlu kadar ülkesine bağlı ve ülkesini seven Kürt kökenli bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır. Bakanımızın ablasının yeşil kartlı olmasında utanılacak bir durum yoktur. Bakan Şimşek, ablasının fakir ve yeşil kartı olduğunu açık yüreklilikle kabul etmektedir. Utanması gerekenler, bu bölgeye on yıllarca uyguladıkları yanlış politikalar sonucu halkla bütünleşemeyen ve bölgeye gelmeye cesaret edemeyen siyasetçilerdir.
Batman Ticaret ve Sanayi Odası Meclisi olarak CHP Grup Başkanvekili Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu açıklamalarını esefle karşılıyor ve kendisine olan inancımızın zayıfladığını beyan ediyoruz.”
Mahalle Sakinleri de Tepki Gösterdi
Öte yandan, Bakan Şimşek’in yeşil kartlı ablası 70 yaşındaki Halime Şimşek’in oturduğu mahalle sakinleri de CHP’li Kılıçdaroğlu’na tepki gösterdi.
Kültür Mahallesi Muhtarı Mustafa Yıldız, 45 yıl önce eşini yitiren Halime Yıldız’ın yine dul kızı Fatma Zorluoğlu ve 3 torunuyla birlikte yaşadığını ve yakınlarının katkılarıyla geçimini yaptığını belirtti.
Halime Şimşek’in adına kayıtlı herhangi bir mal varlığı olmadığını ifade eden Yıldız, şunları kaydetti:
”2 yıl önce mahallemize taşındı. O da kendisi gibi dul olan kızı Fatma Zorluoğlu ile yaşıyor. Fatma Zorluoğlu da eşini yaklaşık 10 yıl önce yitirmiş. Fatma Zorluoğlu’nun 3 çocuğu bulunuyor. Bunlardan birisi de özürlü. Maddi durumları iyi değil. Halime Şimşek bize yeşil kart için başvuruda bulundu. Bakanın ablası olması yeşil kart almasına engel değildir. Kılıçdaorğlu gereksiz bir tartışmayı başlattı.”
Halime Şimşek’in komşusu Enes Ebis ise Halime Şimşek’i çok iyi tanıdıklarını belirterek, yoksul biri olduğunu söyledi.
Halime Şimşek’in yeşil kart almayı hak eden biri olduğunu kaydeden Ebis, ”Maddi durumu çok yetersiz. Şayet akrabaları yardım etmezse çok daha kötü durumda olurlar” şeklinde konuştu.
Gündemi ve milletin kafasını karıştırmak için her türlü yolu deneyen bay Çokbilmiş Çokkonuşan yeter ki polemik olsun da ben gündemde kalayım havasıyla yeni bir laf attı ortaya. Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek’in ablasının yeşil kartlı olmasını eleştiren Çokbilmiş Çokkonuşan’a cevabı bakanımız çok geçmeden verdi.
Batman’ın Gercüş ilçesi Arıca köyü doğumlu, Hasan oğlu Mehmet Şimşek’im
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kendisine “İngiliz Mehmet” diyen CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu’na, “İngiliz Mehmet değilim. Batman’ın Gercüş ilçesi Arıca köyü doğumlu, Hasan oğlu Mehmet Şimşek’im” karşılığını verdi.
Şimşek, bir Bakanın kız kardeşinin yeşil karta muhtaç düzeyde fakir olabileceğini de ifade etti.
Maliye Bakanı, Kılıçdaroğlu’nun dün Denizli’de katıldığı bir toplantıda kendisini hedef alan “Kemal Unakıtan’dan sonra şimdi bir bakan daha var. İngiliz Mehmet. İngiliz Mehmet’in kız kardeşi de yeşil kartlı” şeklindeki sözleriyle ilgili olarak AA’nın sorularını yanıtladı.
Kahvehane Söylemi
“Kılıçdaroğlu’nun, Denizli’de sadece kendisini alkışlayan küçük bir kalabalığa hitabında adımı ve kardeşimi mesele yaptığını üzülerek okudum” diyen Şimşek, mağlup belediye başkan adayı olarak nitelendirdiği Kılıçdaroğlu’nun AK Parti, hükümet ve şahsı hakkındaki iddialarının kahvehane söylemi seviyesinden öteye gitmediğini söyledi.
Ablam 68 yaşında sade bir Türk vatandaşıdır
Kılıçdaroğlu’nun kendisine cevap verilmesini hak etmediğini, ancak kamuoyunda olası yanlış anlaşılmalara meydan vermek istemediğini kaydeden Bakan Şimşek, yeşil kart iddialarıyla ilgili olarak, “Söz konusu konuşmada adı geçen ablam, yıllar önce eşini kaybetmiş, halen kızının yanında Batman’da yaşayan ve yaşlılık maaşı dışında hiçbir geliri olmayan, 68 yaşında sade bir Türk vatandaşıdır. Kemal Kılıçdaroğlu, bir bakanın kız kardeşinin yeşil karta muhtaç düzeyde fakir olabileceğini neden anlamamaktadır? Çünkü Kemal Bey’in zihniyetine göre kişiler bakan olunca bütün akrabaları da zengin olur. Bizde bakan akrabaları zengin olmaz. Halbuki bu kendisinin karşı olduğunu iddia ettiği bir yolsuzluk düzenidir ve Kemal Kılıçdaroğlu bu söylemleriyle bir anlamda yolsuzluk düzeninin savunuculuğunu yapmıştır. Kendisini kınıyor ve aziz milletimizin vicdanına havale ediyorum” dedi.
Bakan Şimşek, Kılıçdaroğlu’nun İngiliz vatandaşı olmasıyla ilgili eleştirilerini yanıtlarken de, kendisinin AK Parti Gaziantep milletvekili seçilmeden önce uluslararası bir finans kuruluşunda Londra merkezli üst düzey yöneticilik yaptığına dikkat çekti.
Yurtseverliğim ve Türkiye’ye bağlılığım da, Kemal Kılıçdaroğlu’nun düzeysiz terazisine gelmeyecek kadar güçlü ve sağlamdır.
Burada, Avrupa, Ortadoğu ve Afrika’daki bir çok gelişmekte olan ülkenin makroekonomik analizinden sorumlu birimin başkanı olduğunu vurgulayan Şimşek, “Daha önce de beyan ettiğim gibi Anayasanın ve Vatandaşlık Kanununun verdiği hak uyarınca ve ilgili makamlardan izin alarak çifte vatandaş oldum. Yaptığım işin gereği sürekli iş seyahatlerine çıkan birisi olarak çifte vatandaşlığım bana büyük kolaylıklar sağladı. 1980′li yılların başından bu yana hükümetlerimizin yurt dışında yaşayan yaklaşık 5 milyon vatandaşımızı çifte vatandaşlığa teşvik ettiği de bir gerçektir. Kemal Kılıçdaroğlu’nun ucuz polemiğinde iddia ettiği gibi İngiliz Mehmet değilim. Batman’ın Gercüş İlçesi Arıca köyü doğumlu, Hasan oğlu Mehmet Şimşek’im. Yurtseverliğim ve Türkiye’ye bağlılığım da, Kemal Kılıçdaroğlu’nun düzeysiz terazisine gelmeyecek kadar güçlü ve sağlamdır” dedi.
Sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum.
Televizyon ekranları aracılığı ile sizlerle bir kere daha beraber olmaktan duyduğum mutluluğu ifade etmek istiyorum.
Bu vesileyle Cumhuriyetimizin 86. kuruluş yıldönümünü ve Cumhuriyet Bayramınızı en içten duygularımla kutluyorum.
Adım adım 100. kuruluş yılına yaklaşmakta olduğumuz Cumhuriyetimiz, geleceğimiz adına en büyük güvencemizdir.
Canları pahasına vatanlarını savunarak bu Cumhuriyeti bize armağan eden başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere kahraman ecdadımızı ve aziz şehitlerimizi bir kere daha rahmetle anıyoruz.
Değerli vatandaşlarım…
Bundan 86 yıl önce çok ağır bedeller ödenerek kazanılmış bir istiklal mücadelesinin ardından millet olma iradesiyle gözbebeğimiz olan Cumhuriyetimizi kurduk.
Bizi asırlar boyunca aynı değerlere bağlı kalarak ve aynı ideallere inanarak birlik ve dirlik içinde yaşatan da aynı millet olma iradesiydi.
Aynı şuur ve kararlılıkla geleceğe uzanan yolda birbirimize inanarak, birbirimize güvenerek, ülkemizi daha güzel yarınlara taşımak için el ele, omuz omuza yürümeye devam edeceğiz.
Sevgili vatandaşlarım…
Son çeyrek asırda insanlarımızın birbirine bağlılığını zayıflatmak, aramıza mesafeler sokmak için çalışanlar olmuştur.
Sayfamıza güncellemeye devam ediyoruz. Türkiye'nin dört bir yanından çalışmalarınızı, duygu ve düşüncelerinizi bekliyoruz.
HERŞEY TÜRKİYE İÇİN !