Tarihi konuşmadan dikkat çeken sözler

1 Haz 2010 Kategori: Haberler

İsrail’in Gazze’ye insani yardım götüren gemilere yaptığı kanlı katliam her türlü laneti hak etmiş bir katliamdır. Yapılan bu saldırı açıkça uluslararası hukuka yapılmıştır, insanlığın vicdanına yapılmış, dünya barışına yapılmıştır.

Bu saldırı uluslararası hukuka yapılmıştır. İnsanlığın vicdanına yapılmıştır. İnsanlığın vicdanına diyorum, zira o gemilerde her milletten her dinden insanlar, sadece ama sadece abluka altındaki Gazze’ye insani yardım götürüyorlardı.

İsrail yaralıları biz gönderelim demiştir, ancak biz kendi yaralılarımızı alabilecek kudretteyiz diyerek onların bu teklifini reddettik. El konulan gemilerin serbest bırakılma çağrısı yapılmıştır. Tüm yaralıların tedavilerinin Türkiye’de yapılması için gerekenler yapılmıştır.

Üzülerek söylemeliyim ki, dün yaşananlar, insanlığın ortak medeniyeti açısından kara bir leke olmuştur. Büyük bir ayıp olarak kayda geçmiştir. Masum insanları katletmek, sivil insanlara terörist muamelesi yapmak insanlık açısından büyük bir sükuttur, alçakça bir pervasızlıktır

Biz biliyoruz ki savaşın da barışın da bir hukuku vardır. Savaşta çocuklara saldırılmaz, savaşta kadınlara yaşlılara saldırılmaz, savaşta sivillere din adamlarına saldırılmaz, savaşta beyaz bayrak çekenlere saldırılmaz. Savaşta değil, barışta bunlara saldıranlar ise sadece hukuku çiğnemekle kalmazlar, insanlığı ayaklar altına alır, insanlıktan çıkmış olurlar. Zorbalar, haydutlar, korsanlar bile belli ahlak kuralına uyarlar. Hiçbir hassasiyete uymayanları bu sıfatı yakıştırmak bile iltifat olur.

Türkiye yeni yetme köksüz bir devlet değildir. Bir kabile devleti hiç değildir.  Kimse Türkiye’yle aşık atmaya, sabrını test etmeye kalkmasın  Türkiye’nin dostluğu ne kadar kıymetliyse, düşmanlığı da o kadar şiddetlidir. Türkiye’nin dostluğunu kaybetmek bile başlı başına bir bedeldir.

O gemiler birer merhamet gerisiydi. Kendi karasularından 72 mil açıkta, tamamen açık denizde ve uluslar arası sularda bir sivil gemiye müdahalede bulunmak, yolcuları alı koymak bile başlı başına bir suçtur. Masum insanlara silahla saldırarak, kan akıtmak, katliamda bulunmak ise açıkça devlet terörüdür.

Daha önce de söyledim. Öldürmeyi iyi bildiklerini söyledim. Cinayeti katliamı ne ölçüde iyi bildiklerini bir kez daha dünyaya göstermişlerdir. Sedyede, yaralı ve onu bile kelepçeliyorsun. Bunun izahı var mı? İnsanlıktan bunların ne kadar nasibi olduğunu, artık hiçbir şekilde dünyaya anlatmak mümkün değildir. kuru kuruya lanetlemek yetmiyor. Artık netice almak durumundayız. Bir gün gücün değil, bir gün adaletin yerini bulacağını bilmelidir. Bunu istiyorum.

O insanların üzerine fostor bombaları deneyeceksiniz, hastaneleri camileri bombalayacaksınız, hatta BM Ofisini hedef alacaksınız. Bu hukuksuzluk yetmez gibi, o insanları her türlü ihtiyaçlarından mahrum bırakacaksınız.

O insanlara ilaç gıda inşaat malzemesi ulaştırmaya çalışan yardım gönüllülerinden bile insanlık dışı vahşetinizi esirgemeyeceksiniz. Herkes bu hukuksuzluğa göz yumabilir. Açık söylüyorum. Sinsice destekleyebilir. Ama İsrail, Türkiye’yi başkalarına benzetmek gibi bir hatanın içine düşmesin. Böyle bir hataya düşmesin, bedeli ağır olur. Açık denizde cinayet işleyen İsrail, bu kanlı eylemiyle bütün dünyaya karşı yalnızlığı, tecrit olmayı seçmiştir.

Herkes sussa, gözünü yumsa, sırtını dönse bile, biz Türkiye olarak Filistin’e, Gazze’ye sırtımızı dönmeyeceğiz, gözümüzü yummayacağız.

Milletimiz metin olmalıdır. Şehitlerimizi bağrımıza basacağız, yaralılarımızın yaralarını hep birlikte saracağız. Türkiye genelinde vatandaşlarımızın büyük bir hassasiyetle meseleyi takip ettiğini memnuniyetle müşahede ediyoruz.  İnsanlığın vicdanından süzülen sevgi ve dostluk gemileri bir gün engelleri aşarak menzillerine ulaşacaktır.

Kaynak: İnternetHaber

Başbakan’dan tarihi konuşma!

1 Haz 2010 Kategori: Haberler

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İsrail’in saldırısını ”her türlü laneti hak etmiş bir katliam” olarak nitelendirerek, ”Türkiye Cumhuriyeti, uluslararası hukukun ve diplomasinin bütün imkanlarını kullanmaktadır ve bundan sonra da kullanacaktır” dedi.

Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmaya, bugünkü toplantının ”anlamlı” olduğunu belirterek, ”Bugün sadece aziz milletime değil bütün insanlığa seslenmek istiyorum. Bütün insanlığın vicdanına ve aklına seslenmek, duygularımı açık yüreklilikle paylaşmak istiyorum” diye başladı.

Başbakan Erdoğan, dün, gecenin en karanlık anında, iki kanlı saldırı gerçekleştiğini ifade ederek, bunlardan birincisinin İskenderun’daki Deniz Üs Komutanlığındaki askeri birliğe yönelik terörist saldırı olduğunu, hain saldırıda 6 askerinin şehit olduğunu, 7 askerin de yaralandığını kaydetti. İkincisinin, fecir vaktinde Akdeniz sularında gerçekleştiğini belirten Erdoğan, insanlık vicdanının tarihin en ağır yaralarından birini aldığını söyledi.

Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

”İnsanlığın vicdanından süzülen yardım gemileri silahla, zorbalıkla engellendi; yükü merhamet ve şefkat olan gemiler menzillerine varamadı, kana bulandı. Dün sabaha doğru İsrail ordusuna ait silahlı unsurlar, Gazze halkına insani yardım götüren 32 ülkeden 600 insanın içinde bulunduğu Gazze’ye Özgürlük Filosu’na uluslararası sularda, tamamen hukuksuz bir şekilde saldırıda bulundu, masum insanların kanını döktü.

Ölü ve yaralıların olduğu bu kanlı saldırıda, insani yardım gemilerine de el konuldu. Kadınların, çocukların, din adamlarının ve tamamen sivillerin bulunduğu gemilere yapılan bu insanlık dışı saldırıyı bir kez daha şiddetle lanetliyoruz.

Şili’de açıkladım, burada bir kez daha vurguluyorum: İsrail’in Gazze’ye insani yardım götüren gemilere yaptığı kanlı katliam her türlü laneti hak etmiş bir katliamdır. Yapılan bu saldırı açıkça uluslararası hukuka yapılmıştır, insanlığın vicdanına yapılmış, dünya barışına yapılmıştır. ‘İnsanlığın vicdanına’ diyorum, zira o gemilerde her milletten, her dinden insanlar sadece ama sadece abluka altındaki, ambargo altındaki Gazze’ye insani yardım götürüyorlardı.

Yazının devamı »

ŞANLI TARİH 29 MAYIS 1453, TALİHSİZ TARİH 27 MAYIS 1960

31 May 2010 Kategori: Yorumlar

Aralarında 507 yıl 2 gün fark olan bu iki farklı tarih sonuçları itibariyle de birbirinden çok farklıdır. 29 mayıs denince akılda  ilk önce Fatih’in beyaz atı üzerinde bir sur kapısından (Topkapı olduğu söylenir) İstanbul’a girişini resmeden manzara canlanır. 27 mayıs denince Merhum Adnan Menderesin iki askerin arasında elleri bağlı beyaz elbiseyle idam sehpasına yürüyüşü canlanır. Bu iki olayın tek benzerliği sadece aynı ayda gerçekleşmiş olmalarıdır bence, çünkü birini ‘Kostantiniyye mutlaka fetih olunacaktır, onu fetheden asker ne güzel asker onu fetheden kumandan ne güzel kumandandır’ sözünde ki şerefe nail olmak isteyen bir zihniyet gerçekleştirmiştir. Diğerini postal ritminden başka bir ritimde oynayamayan, halk her zaman doğruya karar veremez diyen bir zihniyet gerçekleştirmiştir.

O kapıdan İstanbul’a giren zihniyet girdiği şehre özgürlük getirmişti, dil,din,ırk ayrımı yapmadan hoşgörüyle adeta bir medeniyetler ittifakı kurmuştu. Diğeri yumuşak ‘g’ yi mahreçli telaffuz edeni zindana tıkıyor, mescitleri ahır yapıyordu.

Biri bir çağı kapatıp yeni bir çağ açmış İstanbul’da yaktığı ışıkla dünyayı aydınlatmıştır, diğeri hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir diyen meclisi kapatmış ve bir milletin geleceğini karartmıştır.

Bu ülke son fiili darbeyi 1980’de gördü. Bu dönemde yaşı ancak  6 – 7 veya yukarı olanlar, top oynadıkları bir caddede bir tankın yürütülmesinin ve babalarının emeklerinden kesilen vergilerle düşmana çevrilsin diye alınan silahların milletin alnına doğrultulmasının ne demek olduğunu biliyor. Ya sayıları 25 – 30  milyonu bulan ve bu yakın tarihi bir çok yalanla beraber Nasrettin hocadan hikayeler dersi gibi öğrenen nesil ne olacak. Kadıköy’den bakılınca ilerde küçük bir ada gözüküyor. Karşıdan bakınca genç ama yanına varınca beni bu dertler yaşlandırdı dercesine kurumuş ağaçları, viraneye dönmüş binaları, adeta bu olaylara şahit olmanın utancıyla suya doğru büzülmüş buruk YASSIADA (yaslıada) dır burası.Bu adada bir spor salonu var kararları önceden belli olan mahkemenin kurulduğu yargılamanın yapıldığı salon, bu salon restore edilmeli ve o günleri anlatan resimlerle bir fotoğraf sergisi açılmalı ve hafta sonları YASSIADA seferleri yapılmalı ki darbeye çağrı yapan, katliamları devrim diye nitelendiren zihniyetin icraatları bir utanç vesilesi olarak yüce milletimiz tarafından her daim hatırlansın.

Ben bu iki tarihin aktörlerinin torunu olarak 29 mayısı anarken gurur duyuyorum, 27 mayısı anarken BİR DAHA ASLA diyerek utanç duyuyorum.

kamil2

Sevilay Yükselir / SABAH

Kılıçdaroğlu kurultay salonunda konuşmasını yaparken, salonun tam karşısındaki Radisson SAS Otel’in lobisinde karşılaştığımız İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin ilginç ve beni çok şaşırtan bir yorumda bulundu. “Kötüydü! Çok kötüydü hem de! Çünkü bu konuşma metnini ben kaleme almadım. Benim hazırladığım konuşma metni dün gece yarısı operasyonu ile değiştirilmiş birileri tarafından. Benim hazırladığım metinde iktidarı hedef alan konuşmalar ve Başbakan’ı hedef alan polemikler yoktu! Muhalefetin m’si yoktu! CHP’nin değişen vizyonunu, bundan sonra yapacaklarımızı anlatan konular vardı sadece. Üzgünüm ama ben de sizlerle birlikte ilk kez dinliyorum bu konuşmayı. Şaşkınlık içindeyim. Ne yazık ki kötü bir metin” deyip, sonuna da,
“Ne yazık ki medya Kılıçdaroğlu’nu yanlış yönlendirdi!” dipnotunu ekleyince bu sohbete tanık olan Milliyet Yazarı Serpil Yılmaz, Taraf’tan Star Gazetesi’ne henüz transfer olan Elif Çakır‘la hep beraber atladık üzerine…“Ne demek medya yanlış yönlendirdi Gürsel Bey? Nasıl yani, bu konuşmanın metnini medyadan birileri mi hazırladı yoksa?” deyip, son cümlesinin kodlarını çözmeye çalıştık ama maalesef pek bir bozuk ve mutsuz hal içinde olduğunu hissettiğimiz Tekin, tüm ısrarımıza rağmen sorularımız cevapsız bırakıp ortamdan kaçmayı yeğledi.

Yazının devamı »

MİLLETTEN SİVİL ANAYASAYA BÜYÜK DESTEK

23 May 2010 Kategori: Yorumlar
AK Parti logoAK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda partinin üye sayısına dair güncel bilgiler açıklandı. Buna göre, Mart ayında Türkiye genelinde 3 milyon 463 bin 843 olan toplam üye sayısı, 3 aylık süre sonrasında Mayıs ayı itibarıyla 3 milyon 803 bin 619’a ulaştı.
Böylece AK Parti üye sayısında Mart’a göre yüzde 9,81 artış gerçekleşti. En fazla yeni üye kaydeden il yüzde 54 artış ve 20 bin 512 yeni üye kaydı ile Hatay oldu. Hatay’ı Kahramanmaraş, Ağrı, Gaziantep, Kayseri ve Malatya takip etti. AK Parti’de en az üye artışı görülen il ise Hakkari oldu. Hakkari’de 3 ayda 93 kişi AK Parti’ye üye olarak kaydoldu.
STAR

Âlem yandaşlık görsün!

22 May 2010 Kategori: Köşe Yazıları

Andıç ve Ergenekon medyası bir süredir, artık başka bir şey elinden gelmediği için, tutturmuştu yandaşlık masalı ki sormayın. Kendilerini iyi hissediyorlardı ve ha bire kendileri dışında düşünen herkesi suçluyorlardı: “Yandaş medya”. Kaset olayı akabindeki gelişmelere bakınca “yandaş ve yağlamacılık” tarihine geçecek örnekler sergilediklerini görünce aklına dolmayı çift yutan görme engelli vatandaş geliyor. Onlar dışındaki herkes yandaş, çünkü onlar yandaşın ağa babası!

O nasıl bir Kemal Kılıçdaroğlu yağlaması, bağlaması, yüceltmesidir ya Rabb’im! Atatürk’e benzeteni mi istersiniz, Gandhi diye göklere çıkaranı mı, hemen ankete sarılıp, “CHP oyları katladı” diye manşet atanı mı?.. Haber bültenlerinde bir yıkama yağlama yarışı ki sormayın… Sıraya girmişler… Aynı anda 4 kanalda birden canlı yayında yağ basıyorlardı. Allah var, haklarını teslim etmek lazım. Holding medyası bu konuda rakipsiz. 19 Mayıs ile birleştirerek Kılıçdaroğlu’nun resmini manşete basıp, sürmanşetten “Türkiye bir mucize bekliyor’ demek ülke yağ/bal tarihine geçti bile! Yazının devamı »

Balyoz’a Balyoz!

22 Oca 2010 Kategori: Haberler, Ordu

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İl Başkanları Toplantısı’nda Taraf Gazetesi’nin gündeme taşıdığı ‘Balyoz Eylem Planı’nı sert bir dille eleştirdi. Bunlar haberimiz vardı diyen Erdoğan açık açık uyardı…

Erdoğan, ”Biz, Ankara’nın karanlık tünellerine girmedik, girmiyoruz, girmeyeceğiz. Bizi paçamızdan oralara çekmek istiyorlar. Bütün bu kirli senaryolara, kirli oyunlara, kirli ilişkilere, hukuk dışı girişimlere karşı boynumuzu hiçbir zaman bükmedik, bundan sonra da bükmeyeceğiz” dedi.

Millet iradesinin üzerinde hiçbir güç olamayacağının altını çizen Erdoğan, ”Millet iradesine el uzatanlar karşısında hukuku ve demokrasiyi savunmaya devam edeceğimizi, bu uğurda her türlü sıkıntıyı göğüsleyeceğimizi buradan açık açık ifade ediyorum” diye konuştu.

Ankara’da, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’da konuşan Başbakan Recep tayyip Erdoğan, partisinin son dönemlerde yerel yönetimlerde yaptığı icraatları anlattı. Başbakan Erdoğan, İstanbul 2010 Kültür Başkenti açılış etkinlikerini ve Kocaeli’de 26 bin 6. sınıf öğrencisine ücretsiz olarak dizüstü dağıtılmasına dikkat çekti.

“BİZ DE ONA TESLİMİZ”

Erdoğan Taraf Gazetesi’nin yayınladığı Balyoz Darbe Planı’nı ağır bir dille eleştirdi. “Tüm bunlardan haberimiz” vardı imasında bulunan Erdoğan, Ak Parti olarka milleti iradesine teslim olduklarını söyledi. Yedi yıldır bu tür girişimler karşısında dik durduklarını belirten Erdoğan, “Merhum Özal’a suikast düzenlendi. Bir kaç dakika sonra kürsüye çıkıp “Allah’ın verdiği ömrü ondan başka olacak yoktur…” Biz de ona teslimiz…” diye konuştu.

Erdoğan konuşmasında şunları söyledi:

Yazının devamı »

Erdoğan : Sabır ve Öfkenin Kompozisyonu

11 Oca 2010 Kategori: Köşe Yazıları

Tayyip Erdoğan’ı diğer siyasetçilerden farklı kılan en önemli özelliği de bu olsa gerek. İnsanlar ona baktığında kendi küçük dünyasından izler, benzerlikler görüyor. Hem öfkesinde hem sabrında, hem de beklenmedik anlarda tüm gerçekliği ile meselelerin içine giriş hızında… “One Minute” hadisesinde olduğu gibi, aniden muhatabına dönüp, diplomatik kurallara el değdirme ve dokunma riskini de göze alarak, hatta göze dahi almadan, içinden geldiği gibi gerçek haliyle kuruyor siyasetini… Veya bütçe konuşmalarında önce normal normal açıklamalar yaparken, muhalefetin laf atmalarıyla konuşmayı kesip Meclis Başkanına dönerek, siz mi susturacaksınız ben mi susturayım diye konuşurken… Bir açılışta video gösterimini hazırlayamamış elemanlarına ateş püskürürken, ağlama yar ağlama türküsünde annesini hatırladığında gözyaşlarını tutamazken, yeni hizmete girmiş belediye otobüslerinden şoförleri indirip dur bakalım bir de biz deneyelim diyerek aslında bu işi en iyi ben bilirim dercesine direksiyon tutması, taksicilerle çay içmesi, köşe yazarlarıyla kavgaya tutuşması, mahalle çocuklarıyla hasbihali… Hasılı kelam, öfkesi, sevinci, tasası, merakı ile gerçek bir kişi…

Yazının devamı »

“Böyle bir olay vahim bir durumdur”

22 Ara 2009 Kategori: Bülent Arınç, Haberler

AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a suikast girişimi iddiasına ilişkin olarak, ‘Böyle bir olay vahim bir durumdur‘ dedi.

Bozdağ, MYK toplantısı için AK Parti Genel Merkezi’ne gelişinde gazetecilerin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a yönelik ‘’suikast girişimi” iddiaları ile ilgili sorularını yanıtladı.

Konuyla ilgili gerekli incelemelerin yapıldığını belirten Bozdağ, gerçeğin ise adli soruşturma sonucunda ortaya çıkacağını söyledi.

Bekir Bozdağ, ”Biz de gerçeğin ortaya çıkmasını bekliyoruz” dedi.

Bir gazetecinin ”Bu planlanmış profesyonel bir suikast olabilir mi?” sorusuna ise Bozdağ, şu yanıtı verdi:

Bu iddiaları araştırmak Cumhuriyet Savcılarının görevi ve bununla ilgili araştırmalar yapıldıktan sonra hepimiz bu işin gerçeği nedir, maddi gerçeği ne değildir, o zaman öğreneceğiz. Şu aşamada sizden fazla bir şey bildiğimi söyleyemem. Ama durum vahim bir durumdur. Bu durumun araştırılması, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve ilgililer kimse veya failleri kimlerse onlarla ilgili gerekli işlemlerin yapılması zaten gereklidir.

Bozdağ, yakalanan kişilerin asker olduklarının hatırlatılması üzerine ise ”Bu konular tamamen soruşturmanın süreci içerisinde değerlendirilecek konular” dedi.
Yazının devamı »

Terörü “hokus pokusla” bitirmemiz beklenmesin

20 Ara 2009 Kategori: Haberler

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, “Bizden kimse sihirbazların şapkadan tavşan çıkardığı gibi, tavşan çıkarmamızı, hokus pokus yöntemiyle terörü bitirmemizi beklemesin.” dedi.

Partisinin Sakarya’daki Serdivan İlçe Danışma Kurulu Toplantısı’na katılan Çelik, demokratik açılım ile Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi hakkında konuştu.

Teröre karşı mücadelede öğrenilmiş çaresizlik içinde olunduğunu kaydeden Çelik, medeni dünya ülkelerinin meselelerini nasıl hallettiyse kendilerinin de terör sorununu aynı şekilde halletmeye çalışacaklarını ifade etti.

Türkiye’nin üniter yapısını asla sorgulama konusu yapmadıklarına dikkati çeken Çelik, “Türkiye Cumhuriyeti milleti ile parçalanmaz bir bütündür. AK Parti bunu güvencesi olarak kabul eder. Bunu tartışma konusu yapmadık ve yaptırmayacağız. Resmi dilimiz Türkçe, başkentimiz Ankara, bayrağımız ay yıldız ve milli marşımız bir.” diye konuştu.
Yazının devamı »

akpartiliyiz.biz on Facebook

Duyurular

Sayfamıza güncellemeye devam ediyoruz. Türkiye'nin dört bir yanından çalışmalarınızı, duygu ve düşüncelerinizi bekliyoruz.

HERŞEY TÜRKİYE İÇİN !


-->

Aylara Göre Arşiv