<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>AK PARTİ&#039;liyiz . BİZ &#187; Ekonomi</title>
	<atom:link href="http://www.akpartiliyiz.biz/akparti/tag/ekonomi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.akpartiliyiz.biz</link>
	<description>Durmak Yok, Yola Devam...</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Feb 2012 12:36:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>300 milyar dolar kimin cebine gitti?</title>
		<link>http://www.akpartiliyiz.biz/akparti/yorumlar/kose-yazilari/300-milyar-dolar-kimin-cebine-gitti.html</link>
		<comments>http://www.akpartiliyiz.biz/akparti/yorumlar/kose-yazilari/300-milyar-dolar-kimin-cebine-gitti.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2009 12:26:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KIRPIK</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[300 milyar dolar]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[PKK]]></category>
		<category><![CDATA[terör]]></category>
		<category><![CDATA[terörist]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.akpartiliyiz.biz/?p=1030</guid>
		<description><![CDATA[Başbakan Erdoğan hele şükür &#8220;terörün&#8221; (ki &#8220;kısmi iç savaş&#8221; da denebilir) ekonomik boyutuna da değindi. Şöyle diyordu dün Konya&#8217;da: &#8220;Terörden kim kazandı? Türk mü kazandı, Kürt mü, Alevi mi, Sünni mi? Kim kazandı? Doğu mu, Batı mı kazandı, kim kazandı? &#8220;Kimin kazandığını ben sizlere söyleyeyim: Silah satan, mayın satan kazandı, uyuşturucu pazarlayan kazandı. Gençlerin kanıyla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Başbakan Erdoğan hele şükür &#8220;terörün&#8221; (ki &#8220;kısmi iç savaş&#8221; da denebilir) ekonomik boyutuna da değindi. Şöyle diyordu dün Konya&#8217;da:</p>
<p>&#8220;Terörden kim kazandı? Türk mü kazandı, Kürt mü, Alevi mi, Sünni mi?</p>
<p>Kim kazandı? Doğu mu, Batı mı kazandı, kim kazandı? &#8220;Kimin kazandığını ben sizlere söyleyeyim: Silah satan, mayın satan kazandı, uyuşturucu pazarlayan kazandı. Gençlerin kanıyla beslenenler kazandı, şehitleri, dağa çıkanları istismar edenler kazandı.&#8221;</p>
<p>&#8220;Bakın 300 milyar dolar kaynağımız terör yüzünden heba oldu. Bu sorun zamanında çözülebilseydi bu imkânlarla Türkiye neleri başarabilirdi? Bu kaynaklarla ne kadar yol, okul, baraj yapılabilirdi?&#8221;</p>
<p>Bu konuşma için &#8216;hele şükür&#8217; diyorum, çünkü sadece &#8216;anneler ağlamasın&#8217; söylemiyle açılıma yeteri kadar meşruiyet sağlayamazsınız.</p>
<p>Siyasi propagandada elbette duygulara hitap etmek çok önemlidir. Ancak cüzdanlar da yabana atılmamalı.</p>
<p>Şimdiye dek terör piyasasından çıkar sağladıkları için, bundan sonra da kanlı piyasanın devam etmesini isteyenlerin maskesini düşürmek gerekir.</p>
<p>Bu piyasanın işleyiş biçimini anlatmaya çalışırken balon örneğini vermeyi çok severim.</p>
<p>İki yıl önce yazmıştım:</p>
<p>&#8220;Doğu ve Güneydoğu sınırında gözetleme yapmak için Türkiye zeplin satın alıyor. Radarından lazerine çeşitli izleme araçlarıyla donatılacak bu özel balonların tanesi 50 milyon dolar. İşletme gideri ise saatte 300 dolar.</p>
<p>Düşünsenize&#8230; Birileri bundan komisyon alacak&#8230; Birileri kullanacak&#8230; Birileri lojistiğini sağlayacak&#8230;</p>
<p>Balonun çevresinde bir ekonomik alan oluşacak.</p>
<p>Amaç ne? PKK&#8217;lıları izlemek. Peki, PKK olmazsa ne olur? Eyvah, gitti bizim &#8216;ekonomi&#8217;! PKK olmalı ki o &#8216;ekonomi&#8217; çalışsın.&#8221; (Sabah, 13 Mart 2007)</p>
<p>Lafı bir çağrıyla bağlayalım:</p>
<p>Devletin kayıt tutma geleneği güçlüdür. Başbakan Erdoğan terör ekonomisinin bir dökümünü yaptırsa ne iyi olur:</p>
<p>25 yılda kimlere, kaç para ödendi?</p>
<p>Cefakâr vatandaş, &#8220;Ülkem için feda olsun&#8221; der ama paraların belli odaklara gittiği anlaşılırsa, seyredin gümbürtüyü!</p>
<p>Emre Aköz &#8211; Sabah Gazetesi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.akpartiliyiz.biz/akparti/yorumlar/kose-yazilari/300-milyar-dolar-kimin-cebine-gitti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ya hesaptan anlamıyor ya da maksadı başka</title>
		<link>http://www.akpartiliyiz.biz/akparti/ekonomi/ya-hesaptan-anlamiyor-ya-da-maksadi-baska.html</link>
		<comments>http://www.akpartiliyiz.biz/akparti/ekonomi/ya-hesaptan-anlamiyor-ya-da-maksadi-baska.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 Nov 2008 06:26:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gobeginikasiyanadam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[AK Parti]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet şimşek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.akpartiliyiz.biz/?p=660</guid>
		<description><![CDATA[Uluslararası reyting kuruluşları ile bazı yabancı bankalar birbiri ardına Türkiye&#8217;ye ilişkin olumsuz raporlar açıklıyor. Ancak bu raporlarda büyük çelişkiler dikkat çekiyor. Bunlardan biri de Deutsche Bank&#8217;ın kriz imasıydı. Alman bankası, krizde Türkiye&#8217;nin güvenli liman olduğunun konuşulduğu günlerde, ülkenin 2009&#8242;da 90 milyar dolara ihtiyaç duyacağı uyarısında bulunmuştu. Bu kuruluşlara ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Şimşek&#8217;ten tepki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.akpartiliyiz.biz/wp-content/uploads/2008/11/mehmet-simsek.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-697" title="mehmet-simsek" src="http://www.akpartiliyiz.biz/wp-content/uploads/2008/11/mehmet-simsek.jpg" alt="" width="200" height="160" /></a>Uluslararası reyting kuruluşları ile bazı yabancı bankalar birbiri ardına Türkiye&#8217;ye ilişkin olumsuz raporlar açıklıyor. Ancak bu raporlarda büyük çelişkiler dikkat çekiyor.</p>
<p>Bunlardan biri de Deutsche Bank&#8217;ın kriz imasıydı. Alman bankası, krizde Türkiye&#8217;nin güvenli liman olduğunun konuşulduğu günlerde, ülkenin 2009&#8242;da 90 milyar dolara ihtiyaç duyacağı uyarısında bulunmuştu. Bu kuruluşlara ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Şimşek&#8217;ten tepki geldi. Zaman&#8217;a konuşan Şimşek, Deutsche Bank&#8217;ın Türkiye ile ilgili değerlendirmesinin gerçekleri yansıtmadığını belirterek, &#8220;Banka ya hesabını yanlış yapıyor ya da maksadı başka.&#8221; dedi. Şimşek&#8217;e göre özel sektörün ve kamunun 2009 yılına denk gelen kısa ve orta vadeli borç miktarı yaklaşık 100 milyar dolar. Bakan Şimşek, bir ülkenin finansman açığının fizik veya matematik kuralları ile hesaplanamayacağına dikkat çekiyor. Bu sebeple Deutsche Bank&#8217;ın yaptığı hesaba itiraz ediyor: &#8220;Borcun çevrilme oranı yüzde 80 kabul edildiğinde bile 100 milyar dolarlık bir borcun 25 milyar dolarlık açığı olur. Dünyada ve Türkiye&#8217;de her şey kötüye gidecek; o zaman finansman açığı 90 milyar dolar olur mu? Teorik olarak mümkün; ama ihtimali ne?&#8221; Şimşek ayrıca, krize karşı hazırlanan paket üzerinde çalışmaların sürdüğünü, gerekirse yeni tedbirler alınabileceğini de açıkladı.</p>
<p><span id="more-660"></span></p>
<p>Deutsche Bank&#8217;ın, Avrupa&#8217;daki gurbetçilerin milyarlarca Euro&#8217;yu bulan birikimlerini Türkiye&#8217;ye göndermelerini engellemek için bu şekilde davrandığına yönelik yorumlar yapılmıştı. Meclis, gurbetçilerin yurtdışındaki birikimlerini Türkiye&#8217;ye çekmek için özel bir kanun çıkarmıştı. Uluslararası derecelendirme kuruluşları ve bankaların çelişkili yorum ve açıklamaları sadece Türkiye&#8217;yle de sınırlı değil. Standard&amp;Poor&#8217;s, batışı ile küresel krizi tetikleyen ABD&#8217;li yatırım bankası Lehman Brothers&#8217;a en güvenilir not olan &#8216;AAA&#8217; vermişti. Ancak bu açıklamadan kısa bir süre sonra Lehman Brothers, yaklaşık 600 milyar dolarlık varlığı ile batmıştı. Büyük batışı &#8216;tahmin edemeyen&#8217; kuruluş, Türkiye&#8217;nin kredi notunu düşürürken, resmen iflas ettiğini açıklayan İzlanda&#8217;ya ve ekonomisi batmak üzere olan Macaristan&#8217;a Türkiye&#8217;den daha yüksek not verdi. Bakan Mehmet Şimşek, reyting kuruluşlarının ve yabancı bankaların Türkiye&#8217;ye ilişkin raporlarını Zaman&#8217;a değerlendirdi. Bir ülkenin dış finansman ihtiyacının kısa, orta ve uzun vadeli borçlarına ve cari açığına göre belirlenebileceğini söyleyen Bakan, bu sebeple Deutsche Bank&#8217;ın 90 milyar dolarlık öngörüsünün yanlış hesaplandığını ya da başka maksat taşıdığını düşünüyor. Bakan&#8217;ın verdiği bilgilere göre özel sektörün ve kamunun geçmişte aldığı ve ödemesi 2009 yılına denk gelen kısa ve orta vadeli borç miktarı yaklaşık 100 milyar dolar. Özel sektörün toplam döviz cinsinden mevduat miktarı ise 60 milyar civarında. Cari açığın 2009 yılında ne kadar olacağını bilebilmek için de kur, büyüme ve enerji maliyetinin hesaplanması gerek. Kurun hangi seviyede olacağını kestirmek mümkün değil. Büyümenin cari açığa etkisinin ne kadar olacağı da şu anda bilinmiyor. Petrol ve doğalgaz fiyatlarının gelecek yıl hangi seviyede kalacağı da önemli. Mehmet Şimşek, finansman bulunmaması halinde cari açığın da olmayacağını vurguluyor. Çünkü bir şirket finansman bulamazsa ürün ithal edemez, parası olmayana kimse ürün göndermez. Bundan dolayı cari açığın ne kadar olacağını kestirmek zor. Borcun çevrilme oranı yüzde 80 kabul edildiğinde 100 milyar dolarlık bir borcun 25 milyar dolarlık açığı olur. Borç çevirme oranı yüzde 70 olduğunda ise 35-40 milyar dolar civarında finansman açığı ortaya çıkar. Bakan Şimşek, bir ülkenin finansman açığının fizik veya matematik kuralları ile hesaplanamayacağına dikkat çekiyor. Bu sebeple Deutsche Bank&#8217;ın yaptığı hesaba itiraz eden Bakan, &#8220;Dünyada ve Türkiye&#8217;de her şey kötüye gidecek; o zaman finansman açığı 90 milyar dolar olur mu? Teorik olarak mümkün ama ihtimali ne?&#8221; ifadelerini kullanıyor.</p>
<p>Bakan Şimşek, krize karşı &#8216;ekonomik tedbir paketi&#8217; hakkında da bilgi verdi. Pakete son halini vermek üzere çalışmaların da sürdüğünü dile getiren Bakan, gelişmeleri yakından izlediklerini, gerekirse ek tedbirler alabileceklerini belirtiyor. Bakan&#8217;a göre 2001 krizinden sonra mali disiplini sağlayarak &#8216;evinin içini&#8217; düzenleyen Türkiye, krize daha dirençli hale geldi.</p>
<p>Merkez Bankası&#8217;nın faiz kararını ne bakan ne de hükümet bilir</p>
<p>Gazetelerde zaman zaman gündeme gelen &#8216;Hazine müsteşarı ile arası açık&#8217; haberlerine de itiraz eden ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Şimşek, bu iddiaları kesin bir dille yalanlıyor. Mehmet Şimşek&#8217;in adı, daha önce çalıştığı Uluslararası Yatırım Bankası Merrill Lynch ile de sık sık gündeme geliyor. Son olarak bir köşe yazarı, Şimşek&#8217;in Merkez Bankası&#8217;nın faiz indirimi kararından önceden haberdar olduğunu ve bunun eski çalıştığı kurumla ilintili bulunduğunu iddia etmişti. Bunu da kesin bir dille yalanlayan Şimşek, Merkez Bankası Para Politikası Kurulu&#8217;nun aldığı kararları ne kendisinin ne de hükümetin bilmesinin mümkün olmadığına işaret ediyor.</p>
<p><strong>Kredi derecelendirme </strong></p>
<p>kuruluşları sınıfta kaldı</p>
<p>Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının, ülkelerin ekonomik görünümüne ve şirketlere ilişkin verdiği derece notları son dönemde tartışmalı hale geldi. Alman Deutsche Bank &#8216;Türkiye&#8217;nin 90 milyar dolara ihtiyacı var&#8217; şeklinde açıklama yaptıktan hemen sonra Standard&amp;Poor&#8217;s, Türkiye&#8217;nin ve Türk bankalarının kredi notunu düşürdü. Oysa aynı kurum sadece bir gün önce &#8216;Türk bankalarının görünümünün gayet iyi olduğunu&#8217; ilan etmişti. Ayrıca Standard&amp;Poor&#8217;s'un en güvenilir not AAA verdiği ABD&#8217;li yatırım bankası Lehman Brothers, kısa bir süre sonra müşterilerinin 600 milyar doları ile batmıştı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.akpartiliyiz.biz/akparti/ekonomi/ya-hesaptan-anlamiyor-ya-da-maksadi-baska.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tüzmen&#8217;in ekmek arası karar yorumu</title>
		<link>http://www.akpartiliyiz.biz/akparti/kapatma-davasi/tuzmenin-ekmek-arasi-karar-yorumu.html</link>
		<comments>http://www.akpartiliyiz.biz/akparti/kapatma-davasi/tuzmenin-ekmek-arasi-karar-yorumu.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 Aug 2008 11:39:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KIRPIK</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kapatma Davası]]></category>
		<category><![CDATA[ak parti'nin kapatılması]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[devlet bakanı]]></category>
		<category><![CDATA[dış ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[dış ticaret açığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[kürşat tüzmen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.akpartiliyiz.biz/?p=548</guid>
		<description><![CDATA[Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Anayasa Mahkemesinin AK Parti hakkında verdiği kararı değerlendirirken, ilginç bir benzetme yaptı; &#8220;ne kadar ekmek o kadar köfte&#8221; sözünden esinlenen bakan bakın ne dedi: Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Anayasa Mahkemesinin AK Parti hakkında verdiği kararı değerlendirirken, &#8221;Bu olay bize, aklı selim sahibi bir kararın, Türkiye ekonomisinin de düşünülerek verilmiş olduğunu, Türk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 11pt; font-family: &quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;;">Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Anayasa Mahkemesinin AK Parti hakkında verdiği kararı değerlendirirken, ilginç bir benzetme yaptı; &#8220;ne kadar ekmek o kadar köfte&#8221; sözünden esinlenen bakan bakın ne dedi:</span></p>
<p><span style="font-size: 11pt; font-family: &quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;;">Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Anayasa Mahkemesinin AK Parti hakkında verdiği kararı değerlendirirken, &#8221;Bu olay bize, aklı selim sahibi bir kararın, Türkiye ekonomisinin de düşünülerek verilmiş olduğunu, Türk yargısının ne kadar önemli ve en üst merci olarak ne şekilde kararlar alabildiğini bütün dünyaya göstermiştir&#8221; dedi.</span></p>
<p><span style="font-size: 11pt; font-family: &quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;;">Muğla Valisi Ahmet Altıparmak&#8217;ı makamında ziyaret eden Bakan Tüzmen, bir gazetecinin, &#8221;Anayasa Mahkemesi&#8217;nin aldığı kararın ekonomi dünyasına yansıması nasıl oldu?&#8221; sorusu üzerine, şöyle konuştu:</span></p>
<p><span id="more-548"></span></p>
<p><span style="font-size: 11pt; font-family: &quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;;">&#8221;Alınan karar yeni bir ivme kazandırmıştır. Alınan karar sonucunda Türkiye rahatlamıştır. Herkes alınan karara, kendisine göre bir sonuç çıkarmak zorunda. Açıkçası mecliste halledilmesi gereken, TBMM&#8217;de halledilmesi gereken işlerin dışarıya taşınması da böylelikle engellenmiş olacaktır. Yani, biz iktidar ve muhalefet partileri olarak TBMM içinde, Türk milletinin tamamının temsil edildiği bir çatının altında kendi problemlerimizi kendimiz halletmek zorundayız.&#8221;</span></p>
<p><span style="font-size: 11pt; font-family: &quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;;">Buradan herkesin kendisine çıkarması gereken bir ders olduğuna işaret eden Tüzmen, şunları söyledi:</span></p>
<p><span style="font-size: 11pt; font-family: &quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;;">&#8221;Herkes bunu kendine göre alacak. İktidarı da muhalefeti de iş dünyası da. Bu olay bize, aklı selim sahibi bir kararın, Türkiye ekonomisinin de düşünülerek verilmiş olduğunu, Türk yargısının ne kadar önemli ve en üst merci olarak ne şekilde kararlar alabildiğini bütün dünyaya göstermiştir. Sadece, Türkiye&#8217;ye değil, dünyaya verilen mesaj da çok iyi olmuştur diye düşünüyorum. Tabi buna göre herkes gerekli çalışmaları, ev ödevlerini en iyi şekilde yaparak Türkiye&#8217;yi daha iyi bir noktaya getirmeye çalışacaktır.&#8221;</span></p>
<p><span style="font-size: 11pt; font-family: &quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;;">Tüzmen, alınan kararın Türkiye&#8217;de demokrasinin gelişmesine olumlu bir katkı sağladığına işaret ederek, &#8221;Demokrasi denilen rejimin, kurumun, bütün kurum ve kuruluşları ile yaşatılabilmesi için belirli bir gelir seviyesinde olmanız lazım. Aksi taktirde bu tür arızalarla karşılaşabilirsiniz. Türkiye şu anda, 2 bin dolarlar seviyesinden 2002 yılında aldığı kişi başına gelir rakamını, 9 bin 300 dolarlar seviyesine getirmiş durumda. Dolayısıyla, demokrasi yolunda çok hızlı bir yol alıyor. Gerçek bir demokrasiye ulaşmamız için en ez 15-20 bin dolar gelir seviyesine ulaşmamız lazım. İşte bu seviyeye ulaştığımız zaman bu tip tartışmaları geride bırakacağız. Bu gelir seviyesine ulaşmamız için Türkiye&#8217;nin tek çıkışı var, ihracatı artırmak. Ne kadar fazla ihracatımız varsa o kadar fazla demokrasimiz olacaktır.&#8221;</span></p>
<p><span style="font-size: 11pt; font-family: &quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;;">Bir gazetecinin, &#8221;Dövizdeki değişimin ihracatçılara etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?&#8221; sorusu üzerine ise şunları ifade etti:</span></p>
<p><span style="font-size: 11pt; font-family: &quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;;">&#8221;İhracat artışı devam ediyor ama çok zor şartlar altında yapılıyor. Eğer dış ticaret açığını gerçekten kapatmak istiyorsak. Türk Lirası aşırı değerli olduğu sürece dış ticaret açığını ortadan kaldıramayız. Kurun normal değerinde olması halinde, biz dış ticaret açığını daraltabiliriz. Kur, bu şekilde aşırı değerli Türk Lirası karşısında ithalatımızı artırmakta, ihracatımızı ise azaltmakta, bu açık. Yani ihracattaki rekabetçiliği sürdürebilmek için biz dışarıdan aldığımız ara mallarla ihracat yapmak zorunda olan bir ülke konumuna geliyoruz. Kendi ürettiğimiz ara mallarını kullanmamız zor, neden? Onlar çok aşırı maliyetli oluyor.&#8221; </span></p>
<p class="MsoNormal">Kaynak: RotaHaber</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.akpartiliyiz.biz/akparti/kapatma-davasi/tuzmenin-ekmek-arasi-karar-yorumu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kapatılma durumunda B ve C planları var.</title>
		<link>http://www.akpartiliyiz.biz/akparti/ekonomi/kapatilma-durumunda-b-ve-c-planlari-var.html</link>
		<comments>http://www.akpartiliyiz.biz/akparti/ekonomi/kapatilma-durumunda-b-ve-c-planlari-var.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jul 2008 13:47:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KIRPIK</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Kapatma Davası]]></category>
		<category><![CDATA[anayasa mahkemesi]]></category>
		<category><![CDATA[b planı]]></category>
		<category><![CDATA[c planı]]></category>
		<category><![CDATA[ihracat]]></category>
		<category><![CDATA[parti kapatma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.akpartiliyiz.biz/?p=436</guid>
		<description><![CDATA[AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli, &#8221;Kapatılma durumunda B ve C planları var ama bunlar ihtiyaç duyulduğu zaman devreye sokulacak. Aksi halde bir plan olarak kalacak şeylerdir&#8221; dedi. Şaban Dişli, Adapazarı&#8217;ndaki Orman Park&#8217;ta gazetecilere açıklamalarda bulundu. Kapatma davası konusundaki belirsizliğin ay sonuna ya da ağustos ayının ilk haftasına kadar sone ereceğini düşündüklerini belirten Dişli, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 11pt; font-family: &quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;;">AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli, &#8221;Kapatılma durumunda B ve C planları var ama bunlar ihtiyaç duyulduğu zaman devreye sokulacak. Aksi halde bir plan olarak kalacak şeylerdir&#8221; dedi.</span></p>
<p><span style="font-size: 11pt; font-family: &quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;;">Şaban Dişli, Adapazarı&#8217;ndaki Orman Park&#8217;ta gazetecilere açıklamalarda bulundu. </span></p>
<p><span style="font-size: 11pt; font-family: &quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;;">Kapatma davası konusundaki belirsizliğin ay sonuna ya da ağustos ayının ilk haftasına kadar sone ereceğini düşündüklerini belirten Dişli, hiçbir şey olmamış gibi çalışmalarına devam ettiklerini bildirdi. Dişli, şunları kaydetti: </span></p>
<p><span style="font-size: 11pt; font-family: &quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;;">&#8221;Ağustos ayında kapatma davası sonuçlanınca Meclisi tatile sokup ilçe kongrelerimize devam edeceğiz. Yerel yönetim seçimlerinden sonra il kongreleri ve büyük olağan kongremizi yapacağız. Parti teşkilatlarımız ve hükümetimiz hiçbir şey olmamış gibi çalışmalarına devam ediyor.&#8221; </span></p>
<p><span style="font-size: 11pt; font-family: &quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;;">AK Parti&#8217;nin kapatılması beklentisi içinde olmadıklarını kaydeden Dişli, şöyle dedi:<br />
</span><span id="more-436"></span><span style="font-size: 11pt; font-family: &quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;;">&#8221;En kötü senaryo nedir? Parti kapatılacak, siyasi yasak gelecek, vs. Halkın AK Parti&#8217;ye desteği müthiş şekilde devam ediyor. Niye? Çünkü programımızdan hiç sapmadık. Birlik ve beraberliğimizi hiç bozmadık. AK Parti&#8217;nin başarısı çok büyük bir tankeri yarış motoru hızıyla çevirebilmesinden kaynaklanıyor. Bu, başbakana olan güven ve O&#8217;nun devlet adamlığından kaynaklanıyor. Kapatılma durumunda B ve C planları var ama bunlar ihtiyaç duyulduğu zaman devreye sokulacak. Aksi halde bir plan olarak kalacak şeylerdir. Şu anda hiçbir parti oluşumu yok ama dediğim gibi yeni bir parti oluşumuna inşallah Türkiye ihtiyaç duymayacak. Duyarsa da çok çabuk halledilebilecek bir mesele. Bence kapatma davası Türkiye&#8217;nin gündeminden hızla düşecek. Bazı çevrelerin beklentilerinin aksine biz oldukça ümitliyiz. 11 yargıç ayrı ayrı birer mahkeme gibi karar verecek. Benim beklentim; kapatma davası parti ve ülkemiz lehine olumlu sonuçlanacaktır.&#8221; </span></p>
<p><span style="font-size: 11pt; font-family: &quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;;">-EKONOMİ- </span></p>
<p><span style="font-size: 11pt; font-family: &quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;;">Dişli, 2007 yılında Amerika&#8217;da ortaya çıkan mortgage (tutsat) krizinin dünya ekonomisini olumsuz yönde etkilediğini belirtti. </span></p>
<p><span style="font-size: 11pt; font-family: &quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;;">Amerika&#8217;daki krizin boyutunu kimsenin tahmin edemediğini kaydeden Dişli, şöyle konuştu: </span></p>
<p><span style="font-size: 11pt; font-family: &quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;;">&#8221;Şeffaf olması gereken Amerika&#8217;da bile krizin toplam maliyetinin ne olacağı ve bu işin ne kadar süreceğini hesap edemiyorlar. Son rapora göre bugüne kadar bilinen zarar 945 milyar dolar. En büyük korku ise Amerikan ekonomisinin resesyona (durgunluk) gireceği tartışmalarıdır. Amerikan ekonomisi durgunluğa girerse gelişmiş ülkeler de durgunluğa girecektir. Çünkü dünyadaki toplam üretimin yüzde 20&#8242;si Amerika&#8217;da tüketiliyor.&#8221; </span></p>
<p><span style="font-size: 11pt; font-family: &quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;;">Çekirdek enflasyonun (enerji, gıda fiyatları hariç) Amerika&#8217;da yüzde 5.7&#8242;ye çıktığını belirten Dişli, piyasalarda dünya ekonomisinin küçüleceği ya da büyüme hızının düşeceği beklentisi olduğunu kaydetti. </span></p>
<p><span style="font-size: 11pt; font-family: &quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;;">Amerika&#8217;daki belirsizliğin Türkiye ekonomisi üzerinde de olumsuz etki yaptığını dile getiren Dişli, şöyle konuştu: </span></p>
<p><span style="font-size: 11pt; font-family: &quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;;">&#8221;Ülkemizde eskiden olduğu gibi sıcak para kaçışı yok. Borsanın bundan daha fazla düşemeyeceğini görüyoruz. Çünkü borsada işlem gören büyük şirketlerin çoğunun yabancı ortağı var. Yabancı ortaklar da hisselerini belirli bir seviyenin altına düşürmemeye çalışıyorlar. 22 Temmuz seçimlerinden sonra Merkez Bankası faizlerde birtakım düşürme yaptı. 6 aylık sürede sabit kaldı. Fakat kapatma davasından sonra 0,50 artış oldu. Merkez Bankası tahminlerine göre enflasyon baskısı nedeniyle 2008 yılının son çeyreğine kadar faizler artmaya devam edecek. Gelişmeler çerçevesinde 2009 yılından itibaren faizleri düşürmeye başlayacaklar.&#8221; </span></p>
<p><span style="font-size: 11pt; font-family: &quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;;">İç piyasadaki fiyat artışları nedeniyle ithalatta da artış gözlendiğini belirten Dişli, &#8221;İhracat 127 milyar dolara çıkmasına rağmen, dış ticaret dengesindeki bozulma devam ediyor. Dolayısıyla da cari açıktaki artış ve artış hızı artmaya devam ediyor. Türkiye için önümüzdeki en önemli sorun cari açığı nasıl engelleyeceğimizdir. Türkiye&#8217;nin bazı anlaşmaları da var, ithalata çok fazla bariyer koyamıyorsunuz ama Çin ile ilgili konularda bazı tedbirlerin alınması gerekiyor&#8221; diye konuştu. </span></p>
<p>Kaynak: Zaman Gazetesi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.akpartiliyiz.biz/akparti/ekonomi/kapatilma-durumunda-b-ve-c-planlari-var.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

