İsrail’in Gazze’ye insani yardım götüren gemilere yaptığı kanlı katliam her türlü laneti hak etmiş bir katliamdır. Yapılan bu saldırı açıkça uluslararası hukuka yapılmıştır, insanlığın vicdanına yapılmış, dünya barışına yapılmıştır.

Bu saldırı uluslararası hukuka yapılmıştır. İnsanlığın vicdanına yapılmıştır. İnsanlığın vicdanına diyorum, zira o gemilerde her milletten her dinden insanlar, sadece ama sadece abluka altındaki Gazze’ye insani yardım götürüyorlardı.

İsrail yaralıları biz gönderelim demiştir, ancak biz kendi yaralılarımızı alabilecek kudretteyiz diyerek onların bu teklifini reddettik. El konulan gemilerin serbest bırakılma çağrısı yapılmıştır. Tüm yaralıların tedavilerinin Türkiye’de yapılması için gerekenler yapılmıştır.

Üzülerek söylemeliyim ki, dün yaşananlar, insanlığın ortak medeniyeti açısından kara bir leke olmuştur. Büyük bir ayıp olarak kayda geçmiştir. Masum insanları katletmek, sivil insanlara terörist muamelesi yapmak insanlık açısından büyük bir sükuttur, alçakça bir pervasızlıktır

Biz biliyoruz ki savaşın da barışın da bir hukuku vardır. Savaşta çocuklara saldırılmaz, savaşta kadınlara yaşlılara saldırılmaz, savaşta sivillere din adamlarına saldırılmaz, savaşta beyaz bayrak çekenlere saldırılmaz. Savaşta değil, barışta bunlara saldıranlar ise sadece hukuku çiğnemekle kalmazlar, insanlığı ayaklar altına alır, insanlıktan çıkmış olurlar. Zorbalar, haydutlar, korsanlar bile belli ahlak kuralına uyarlar. Hiçbir hassasiyete uymayanları bu sıfatı yakıştırmak bile iltifat olur.

Türkiye yeni yetme köksüz bir devlet değildir. Bir kabile devleti hiç değildir.  Kimse Türkiye’yle aşık atmaya, sabrını test etmeye kalkmasın  Türkiye’nin dostluğu ne kadar kıymetliyse, düşmanlığı da o kadar şiddetlidir. Türkiye’nin dostluğunu kaybetmek bile başlı başına bir bedeldir.

O gemiler birer merhamet gerisiydi. Kendi karasularından 72 mil açıkta, tamamen açık denizde ve uluslar arası sularda bir sivil gemiye müdahalede bulunmak, yolcuları alı koymak bile başlı başına bir suçtur. Masum insanlara silahla saldırarak, kan akıtmak, katliamda bulunmak ise açıkça devlet terörüdür.

Daha önce de söyledim. Öldürmeyi iyi bildiklerini söyledim. Cinayeti katliamı ne ölçüde iyi bildiklerini bir kez daha dünyaya göstermişlerdir. Sedyede, yaralı ve onu bile kelepçeliyorsun. Bunun izahı var mı? İnsanlıktan bunların ne kadar nasibi olduğunu, artık hiçbir şekilde dünyaya anlatmak mümkün değildir. kuru kuruya lanetlemek yetmiyor. Artık netice almak durumundayız. Bir gün gücün değil, bir gün adaletin yerini bulacağını bilmelidir. Bunu istiyorum.

O insanların üzerine fostor bombaları deneyeceksiniz, hastaneleri camileri bombalayacaksınız, hatta BM Ofisini hedef alacaksınız. Bu hukuksuzluk yetmez gibi, o insanları her türlü ihtiyaçlarından mahrum bırakacaksınız.

O insanlara ilaç gıda inşaat malzemesi ulaştırmaya çalışan yardım gönüllülerinden bile insanlık dışı vahşetinizi esirgemeyeceksiniz. Herkes bu hukuksuzluğa göz yumabilir. Açık söylüyorum. Sinsice destekleyebilir. Ama İsrail, Türkiye’yi başkalarına benzetmek gibi bir hatanın içine düşmesin. Böyle bir hataya düşmesin, bedeli ağır olur. Açık denizde cinayet işleyen İsrail, bu kanlı eylemiyle bütün dünyaya karşı yalnızlığı, tecrit olmayı seçmiştir.

Herkes sussa, gözünü yumsa, sırtını dönse bile, biz Türkiye olarak Filistin’e, Gazze’ye sırtımızı dönmeyeceğiz, gözümüzü yummayacağız.

Milletimiz metin olmalıdır. Şehitlerimizi bağrımıza basacağız, yaralılarımızın yaralarını hep birlikte saracağız. Türkiye genelinde vatandaşlarımızın büyük bir hassasiyetle meseleyi takip ettiğini memnuniyetle müşahede ediyoruz.  İnsanlığın vicdanından süzülen sevgi ve dostluk gemileri bir gün engelleri aşarak menzillerine ulaşacaktır.

Kaynak: İnternetHaber