Son zamanlarda gündeme damga vuran süper ironilerle nokta atışları yaparak vermek istedikleri mesajı olabilecek en iyi şekilde yayan Genç Siviller’in son açıklamasını yayınlıyorum.

Beyoğlu’ndaki 50 Kişi Biziz, Playstation Karakteri Değiliz

Genç Siviller, Hudson Enstitüsü’nün yaptığı felaket senaryolarına cevabını bir basın açıklamasıyla duyuruyor.
Tarih: 21 Haziran 2007 Perşembe
Saat: 19:00
Yer: Galatasaray Lisesi Önü

Amerikalı düşünce kuruluşlarından Hudson Enstitüsü’nün Türkiye üzerine kurduğu felaket fantezileri, Zeyno Baran’ın gündüz düşleri hepimizi dehşete düşürdü. Bu senaryolara göre Anayasa Mahkemesi eski Başkanı Tülay Tuğcu’ya suikast dışında İstiklal Caddesinde yapılacak bir terör saldırısıyla 50 kişi öldürülecektir.

Biz haftanın pek çok günü İstiklal Caddesi’nde bulunan, orada arkadaşlarıyla buluşan, dolaşan, oturup bir şeyler yiyip içen, senaryolarınızda hayatlarımıza kast ettiğiniz o meşhur 50 kişiyiz.

Karanlık oyunlarınıza bizi oyuncak etmeyin. Bizler alt-ctrl tuşuyla patlattığınız, F3 Caps Lock tuşuyla üzerine terörist yolladığınız sanal karakterler değiliz. Bu yaz sıcaklarınızda canınız sıkılmış eğlence arıyor olabilirsiniz. İnsan hayatları üzerinden strateji oyunları oynayacağınıza size Company of Heroes: Opposing Fronts, Empire Earth – 3, Command & Conquer 3: Tiberium Wars gibi son model strateji oyunlarını tavsiye ediyoruz. Kesmezse FRP oynayın. Biriniz katil olun biriniz terörist birbirinizi öldürüp durun.

Bizi de sizinle ilgili fantezilerimizi yazmaya mecbur bırakmayın.

Hali hazırda milli Dalton çetemize ait evlerden ordu yapımı bombaların çıktığı, seçime doğru şiddetin tırmandırıldığı ülkemizde sizin hayal bile edemeyeceğiniz yeterince karanlık senaryo mevcut zaten.

Amerikalıların patavatsız fantezileri bir tarafa, bu toplantıda Genelkurmay’dan üst düzey yetkililerin bulunması kaygılarımızı artırdı.

Bizim vergilerimizle görev yapan Genelkurmay yetkililerinin hayatlarımız hakkında yakışıksız senaryoların konuşulduğu bir toplantıda ne işleri olduğunu, bu toplantıya hangi amaçla katıldıklarının bir gece yarısı bildirisiyle açıklanmasını, mümkünse bu açıklamada “bunlar orduyu yıpratma girişimleri” söyleminden daha somut şeyler söylenmesini bekliyoruz. Ayrıca aynı toplantıda bulunan Celal Talabani’nin oğluyla bir görüşme yapılıp yapılmadığının ve “PKK liderlerini şimdi Türkiye’ye verirseniz bu hükümete yarar” gibi bir konuşmanın geçip geçmediğinin açıklığa kavuşturulmasını talep ediyoruz.