Tayyip Erdoğan’ı diğer siyasetçilerden farklı kılan en önemli özelliği de bu olsa gerek. İnsanlar ona baktığında kendi küçük dünyasından izler, benzerlikler görüyor. Hem öfkesinde hem sabrında, hem de beklenmedik anlarda tüm gerçekliği ile meselelerin içine giriş hızında… “One Minute” hadisesinde olduğu gibi, aniden muhatabına dönüp, diplomatik kurallara el değdirme ve dokunma riskini de göze alarak, hatta göze dahi almadan, içinden geldiği gibi gerçek haliyle kuruyor siyasetini… Veya bütçe konuşmalarında önce normal normal açıklamalar yaparken, muhalefetin laf atmalarıyla konuşmayı kesip Meclis Başkanına dönerek, siz mi susturacaksınız ben mi susturayım diye konuşurken… Bir açılışta video gösterimini hazırlayamamış elemanlarına ateş püskürürken, ağlama yar ağlama türküsünde annesini hatırladığında gözyaşlarını tutamazken, yeni hizmete girmiş belediye otobüslerinden şoförleri indirip dur bakalım bir de biz deneyelim diyerek aslında bu işi en iyi ben bilirim dercesine direksiyon tutması, taksicilerle çay içmesi, köşe yazarlarıyla kavgaya tutuşması, mahalle çocuklarıyla hasbihali… Hasılı kelam, öfkesi, sevinci, tasası, merakı ile gerçek bir kişi…
Başbakan Erdoğan hele şükür “terörün” (ki “kısmi iç savaş” da denebilir) ekonomik boyutuna da değindi. Şöyle diyordu dün Konya’da:
“Terörden kim kazandı? Türk mü kazandı, Kürt mü, Alevi mi, Sünni mi?
Kim kazandı? Doğu mu, Batı mı kazandı, kim kazandı? “Kimin kazandığını ben sizlere söyleyeyim: Silah satan, mayın satan kazandı, uyuşturucu pazarlayan kazandı. Gençlerin kanıyla beslenenler kazandı, [...]
Çözüm için İmralı’yı gösterenler aslında bu ülkede sorunların çözülmesini istemeyenlerdir. Sözüm ona bu sözler üzerinden bu projeye muhalefet edenler de aslında Ayna’ya ayna tutarak yansıyan ışık oyunlarla milletin gözünü kamaştırıp asıl büyük fotoğrafın görülmesini engellemeye çalışmaktadır.
Dışişleri Bakanı’mız Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu ile ilgili yazılmış çok güzel bir yazı… Hem şahsını tanımak açısından, hem ülkemizin Dışişleri Bakanı’nın hedeflerini öğrenmek açısından, hem de ülkemizin dış politikası konusunda bilgi sahibi olmak açısından okunması gerektiğini düşünüyor ve sizlerle paylaşıyoruz…
—
2002′den beri Türk dış politikasını şekillendiren Ahmet Davutoğlu kim ve Türkiye’yi nereye götürüyor? Stratejisi, geçmişinde gizli.
17 [...]
Onur Öymen, siyasi kariyeri bakımından ömrünün en zor günlerini geçiriyor. Anasından dünyaya beyaz doğmuş bir “Beyaz Türk”ün, vaktiyle medya infazına uğrayan kader kurbanlarını anlayıp empati yapması için değerli bir fırsattır fakat, fakat “oh olsun” demenin civanmerdlikte yeri yoktur.
Onur Öymen sürç-i lisan filan etmedi, bugüne kadar söylenmesinde mahzur görülmeyen şeyleri, -üstelik grubum beni alkışlar düşüncesiyle- konuştu; [...]
Bejan Matur Onur Öymen’in konuşmasının ardından adeta feryat ediyor hiç ilave bir yoruma gerek bırakmadan:
Suyu zehirleyenler
Meclis’in kürsüsünden millet adına konuştuğunu söyleyen biri, geçmiş acıları deşerek, Dersim’de ağlayan analardan, vazgeçilmeyen mücadeleden söz ediyor. Evet, o zaman da ağladılar. Ve bugün ağlayanlar, o acıların tortuları…
Sen Cumhuriyet kurulurken onca anayı ağlattığın ve dönüp bakmadığın için bugün hâlâ kan [...]
Basında yazılanların bir kısmına bakıldığında ‘hükümetin teröristlere taviz üstüne taviz verdiği’ gibi bir izlenim ediniliyor.
Durumun sanıldığı gibi olmadığını, en azından öyle olmaması gerektiğini, altını çizmek için İngiltere’de 1990′larda yaşanan olaylar çerçevesinde değerlendirerek ortaya koymaya çalışacağız.
İngiltere’de 15 Aralık 1993′te imzalanan ‘Joint Declaration on Peace: The Downing Street Declaration’ barış anlaşması ve bunun sonucu olarak da ‘terör’ [...]
SÖZEL BÖLÜM
SORU 1. Türkiye’nin en büyük barajı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Atatürk Barajı
b) Keban Barajı
c) Çubuk Barajı
d) Çankaya Barajı
e) %10 Seçim Barajı
SORU 2. Ülke yönetimine el koyan ve siyaseti askıya alan darbecilere hayranlık duyma, kendisini onların yanında huzurlu ve güvende hissetme duygusu Ankara Sendromu olarak literatüre girmiştir.
Ankara sendromu aşağıdakilerden hangisiyle büyük benzerlik taşır?
a) Panik-Atak
b) Manik depresif
c) Stockholm [...]
Deniz Baykal’ın konuşmalarından niyet okuması yaptık ve buna göre chp için bir anayasa değişikliği paketi hazırladık. yayınlıyoruz! –
- Tek parti olsun temiz olsun!-
- chp’ye verilen oylar 5, akp’ye verilen oylar yarım sayılsın!
- saltanat geri gelsin. Sezer’in oğlu cumhurbaşkanı olsun.
- 3 chp oyu 1 akp oyunu götürsün!
Bütün bunları, şunun için yazdım:
Duydum ki, CHP’den sonra MHP de “açılım modası”na uymuş!.. CHP’nin “çarşaflılara rozet” takmasından sonra, MHP de “Alevi”lere mavi boncuk dağıtmaya başlamış!..
Bu “açılım” işine, öteden beri gıcık kapmışımdır!.. Çünkü “açılım” demek, “yeni bir politika” demektir!.. Yeni bir politika da, “eski köye yeni adet” demektir!.. Daha da Türkçesi; “açılım” demek, “başarısızlığın itirafı” demektir!..
Sorarım [...]
Sayfamıza güncellemeye devam ediyoruz. Türkiye'nin dört bir yanından çalışmalarınızı, duygu ve düşüncelerinizi bekliyoruz.
HERŞEY TÜRKİYE İÇİN !