Bugüne kadar yapılanların yanlış olduğunu anlamak için sadece son saldırılara bakmak yeterli değil mi? Ekranda caka satarak, eski karanlık günlere dönme özlemiyle yanıp tutuşan emekli paşanın söylediği gibi, bu kanlı tablo iktidarın mı yoksa 30 yıllık bir terör deneyiminden neredeyse hiçbir deneyim elde etmeyen başkalarının mı?
Bilmem nerede siyasilere yumruk atıldı geçenlerde. Hemen ertesi gün sorumlular açığa alındılar. En küçüğünden en irisine hem de… Bir yumruk yahu yumruk, burnu kanadı adamın sadece… Şimdi bunca şehit var orta yerde ve sorumlular hakkında en ufak bir soruşturma yapılıyor mu? Yapılmıyor ve yapılmayacak korkarım ki! Ekrana çıkıp bağırıp çağıran paşaya da kimse herhangi bir soru sormamıştı çünkü!
Lütfen elinizi vicdanınıza koyun ve şu soruyu sorun: Bu mudur terörle 30 yıl mücadele etmiş bir ülkenin deneyimi? Bizzat kendi askerlerini koruyamayan güvenlik güçleri, sivil halkı nasıl koruyacak? Teröre lanet okumak en kolayı… Gidenlerin arkasından duygusal taziye yazmak da… Esas bu ülkeyi kendi ciddiyetine ve büyüklüğüne yakışır bir güvenlik sistemine kavuşturmaktır marifet… İşini gücünü bırakıp parolalarında başbakana hakaret etmeyi marifet sayan zihniyetten kurtulmadıkça biter mi bu terör belası! Hatırlayınız o meşhur günlükleri… Hangisinde tek satır terör hakkında yapılan bir çalışmadan, modern güvenlikle ilgili bir fikir kırıntısından tek satır gördünüz?
Hatırlar mısınız?
İlköğretim sıralarındayken öğretmenlerimiz tahtaya dünya haritasını asar ve bize Türkiye’nin stratejik önemini anlatırlardı.
Üç tarafımız denizlerle kaplı; Asya ile Avrupa kıtaları arasında bir geçiş noktası; Ortadoğu ve Kafkasya ile sınır komşusuyduk.
Rusya sıcak denizlere inmek için her an tepemizde duruyor; Suriye Antakya’yı geri almak için pusuda bekliyor; İran bizi şeriat ülkesi haline getirmeye çalışıyor; Yunanistan İzmir’i [...]
Bizim kahraman ulusalcılar, düne kadar hükümeti “ABD ve İsrail uşağı” olarak tanımladılar. Hatta “BOP eş başkanı” diyerek akıllarınca dalga geçtiler. Türkiye, İran’a yönelik yaptırıma “hayır” dediği ABD ve eli kanlı İsrail’e diklenince, birden saf değiştirdiler.
Bizim kahramanlar aniden ABD ve İsrail’le saf tutuştu. Bir kez daha anladık, antiemperyalizm politikası, suya tiritmiş. Ulusalcılık, teferruatmış.
Diyorlar ki, Türkiye’nin ekseni [...]
Aralarında 507 yıl 2 gün fark olan bu iki farklı tarih sonuçları itibariyle de birbirinden çok farklıdır. 29 mayıs denince akılda ilk önce Fatih’in beyaz atı üzerinde bir sur kapısından (Topkapı olduğu söylenir) İstanbul’a girişini resmeden manzara canlanır. 27 mayıs denince Merhum Adnan Menderesin iki askerin arasında elleri bağlı beyaz elbiseyle idam sehpasına yürüyüşü canlanır. Bu [...]
Kılıçdaroğlu kurultay salonunda konuşmasını yaparken, salonun tam karşısındaki Radisson SAS Otel’in lobisinde karşılaştığımız İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin ilginç ve beni çok şaşırtan bir yorumda bulundu. “Kötüydü! Çok kötüydü hem de! Çünkü bu konuşma metnini ben kaleme almadım. Benim hazırladığım konuşma metni dün gece yarısı operasyonu ile değiştirilmiş birileri tarafından. Benim hazırladığım metinde iktidarı hedef alan konuşmalar ve Başbakan’ı hedef alan polemikler yoktu! Muhalefetin m’si yoktu! CHP’nin değişen vizyonunu, bundan sonra yapacaklarımızı anlatan konular vardı sadece. Üzgünüm ama ben de sizlerle birlikte ilk kez dinliyorum bu konuşmayı. Şaşkınlık içindeyim. Ne yazık ki kötü bir metin” deyip, sonuna da,
“Ne yazık ki medya Kılıçdaroğlu’nu yanlış yönlendirdi!”
AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda partinin üye sayısına dair güncel bilgiler açıklandı. Buna göre, Mart ayında Türkiye genelinde 3 milyon 463 bin 843 olan toplam üye sayısı, 3 aylık süre sonrasında Mayıs ayı itibarıyla 3 milyon 803 bin 619’a ulaştı
O nasıl bir Kemal Kılıçdaroğlu yağlaması, bağlaması, yüceltmesidir ya Rabb’im! Atatürk’e benzeteni mi istersiniz, Gandhi diye göklere çıkaranı mı, hemen ankete sarılıp, “CHP oyları katladı” diye manşet atanı mı?.. Haber bültenlerinde bir yıkama yağlama yarışı ki sormayın… Sıraya girmişler… Aynı anda 4 kanalda birden canlı yayında yağ basıyorlardı. Allah var, haklarını teslim etmek lazım. Holding medyası bu konuda rakipsiz. 19 Mayıs ile birleştirerek Kılıçdaroğlu’nun resmini manşete basıp, sürmanşetten “Türkiye bir mucize bekliyor’ demek ülke yağ/bal tarihine geçti bile!
Tayyip Erdoğan’ı diğer siyasetçilerden farklı kılan en önemli özelliği de bu olsa gerek. İnsanlar ona baktığında kendi küçük dünyasından izler, benzerlikler görüyor. Hem öfkesinde hem sabrında, hem de beklenmedik anlarda tüm gerçekliği ile meselelerin içine giriş hızında… “One Minute” hadisesinde olduğu gibi, aniden muhatabına dönüp, diplomatik kurallara el değdirme ve dokunma riskini de göze alarak, hatta göze dahi almadan, içinden geldiği gibi gerçek haliyle kuruyor siyasetini… Veya bütçe konuşmalarında önce normal normal açıklamalar yaparken, muhalefetin laf atmalarıyla konuşmayı kesip Meclis Başkanına dönerek, siz mi susturacaksınız ben mi susturayım diye konuşurken… Bir açılışta video gösterimini hazırlayamamış elemanlarına ateş püskürürken, ağlama yar ağlama türküsünde annesini hatırladığında gözyaşlarını tutamazken, yeni hizmete girmiş belediye otobüslerinden şoförleri indirip dur bakalım bir de biz deneyelim diyerek aslında bu işi en iyi ben bilirim dercesine direksiyon tutması, taksicilerle çay içmesi, köşe yazarlarıyla kavgaya tutuşması, mahalle çocuklarıyla hasbihali… Hasılı kelam, öfkesi, sevinci, tasası, merakı ile gerçek bir kişi…
Başbakan Erdoğan hele şükür “terörün” (ki “kısmi iç savaş” da denebilir) ekonomik boyutuna da değindi. Şöyle diyordu dün Konya’da:
“Terörden kim kazandı? Türk mü kazandı, Kürt mü, Alevi mi, Sünni mi?
Kim kazandı? Doğu mu, Batı mı kazandı, kim kazandı? “Kimin kazandığını ben sizlere söyleyeyim: Silah satan, mayın satan kazandı, uyuşturucu pazarlayan kazandı. Gençlerin kanıyla beslenenler kazandı, [...]
Çözüm için İmralı’yı gösterenler aslında bu ülkede sorunların çözülmesini istemeyenlerdir. Sözüm ona bu sözler üzerinden bu projeye muhalefet edenler de aslında Ayna’ya ayna tutarak yansıyan ışık oyunlarla milletin gözünü kamaştırıp asıl büyük fotoğrafın görülmesini engellemeye çalışmaktadır.
Sayfamıza güncellemeye devam ediyoruz. Türkiye'nin dört bir yanından çalışmalarınızı, duygu ve düşüncelerinizi bekliyoruz.
HERŞEY TÜRKİYE İÇİN !