GÜZEL GÜNLER YAKIN

21 Haz 2010 Kategori: Köşe Yazıları

Nedim HAZAR / ZAMAN

Bugüne kadar yapılanların yanlış olduğunu anlamak için sadece son saldırılara bakmak yeterli değil mi? Ekranda caka satarak, eski karanlık günlere dönme özlemiyle yanıp tutuşan emekli paşanın söylediği gibi, bu kanlı tablo iktidarın mı yoksa 30 yıllık bir terör deneyiminden neredeyse hiçbir deneyim elde etmeyen başkalarının mı?

Bilmem nerede siyasilere yumruk atıldı geçenlerde. Hemen ertesi gün sorumlular açığa alındılar. En küçüğünden en irisine hem de… Bir yumruk yahu yumruk, burnu kanadı adamın sadece… Şimdi bunca şehit var orta yerde ve sorumlular hakkında en ufak bir soruşturma yapılıyor mu? Yapılmıyor ve yapılmayacak korkarım ki! Ekrana çıkıp bağırıp çağıran paşaya da kimse herhangi bir soru sormamıştı çünkü!

Lütfen elinizi vicdanınıza koyun ve şu soruyu sorun: Bu mudur terörle 30 yıl mücadele etmiş bir ülkenin deneyimi? Bizzat kendi askerlerini koruyamayan güvenlik güçleri, sivil halkı nasıl koruyacak? Teröre lanet okumak en kolayı… Gidenlerin arkasından duygusal taziye yazmak da… Esas bu ülkeyi kendi ciddiyetine ve büyüklüğüne yakışır bir güvenlik sistemine kavuşturmaktır marifet… İşini gücünü bırakıp parolalarında başbakana hakaret etmeyi marifet sayan zihniyetten kurtulmadıkça biter mi bu terör belası! Hatırlayınız o meşhur günlükleri… Hangisinde tek satır terör hakkında yapılan bir çalışmadan, modern güvenlikle ilgili bir fikir kırıntısından tek satır gördünüz?

Yazının devamı »

Hatırlar mısınız?

İlköğretim sıralarındayken öğretmenlerimiz tahtaya dünya haritasını asar ve bize Türkiye’nin stratejik önemini anlatırlardı.

Üç tarafımız denizlerle kaplı; Asya ile Avrupa kıtaları arasında bir geçiş noktası; Ortadoğu ve Kafkasya ile sınır komşusuyduk.

Rusya sıcak denizlere inmek için her an tepemizde duruyor; Suriye Antakya’yı geri almak için pusuda bekliyor; İran bizi şeriat ülkesi haline getirmeye çalışıyor; Yunanistan İzmir’i geri almak için sürekli bize sataşıyordu.

İşte böylesine “stratejik” bir ülkeydik biz…

Sınır komşularıyla bu derece “sıcak” ilişkiler geliştiren ülkemizin ebedi ve tabii müttefiki, on saatlik uçuşla varılan ABD ile onun Ortadoğu’daki partneri İsrail’di.

Gün geldi, devran döndü.

Yunanistan Başbakanı nikâh şahidimiz oldu.

İran’la milyarlarca dolarlık enerji anlaşmaları yaptık.

Suriye ile vizeleri kaldırdık.

Rusya ile nükleer işbirliği yaptık.

Ve son olarak…

İsrail’e ayar verdik, veriyoruz.

Batı’nın “ne çözerim ne de çözdürtürüm” diyerek onay verdiği İran’a yaptırım kararına “Hayır” dedik ve bunun arkasında duruyoruz.

Düne kadar AK Parti hükümetini “ABD ve İsrail uşağı” olarak tanımlayan, yetinmeyip, “Büyük Ortadoğu Projesinin eş başkanı” diyerek akıllarınca maytap geçen ulusalcılarımızın kafaları karıştı, kimyaları bozuldu.

Yeni tutundukları ip “eksen kayması.”

Yazının devamı »

“İsrail’i yalnızlaştıracağız”

12 Haz 2010 Kategori: Haberler

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, İsrail’in Gazze’ye yardım götüren gemilere düzenlediği operasyonla ilgili uluslararası soruşturma komisyonu kurulmasını kabul etmemesi durumunda yapacaklarını anlattı.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, İsrail’in Gazze’ye yardım götüren gemilere düzenlediği operasyonla ilgili uluslararası soruşturma komisyonu kurulmasını kabul etmemesi durumunda, Türkiye’nin uygulayacağı müeyyideler olduğunu ve “Her zeminde İsrail’in yalnızlaştırılacağını” söyledi.

Kanal 24 televizyonunda katıldığı bir programda gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Davutoğlu, İsrail’in yardım gemilerine düzenlediği operasyonun ardından birinci hedeflerinin konunun uluslararası gündemin en üst noktasına taşınması ve vatandaşların kurtarılması olduğunu ve bunların her ikisinin de yapıldığını belirterek, bundan sonraki aşamada ilk hedefin uluslararası bir soruşturma komisyonun kurulması olacağını söyledi.

“Bu konuda son derece haklıyız, Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak, millet olarak haklıyız” diyen Davutoğlu, bu amaçla her zeminde baskı yapacaklarını belirtti.

Yazının devamı »

Hükümet Tasfiye Planını Nasıl Okuyor ?

11 Haz 2010 Kategori: Köşe Yazıları

şamil tayyarBizim kahraman ulusalcılar, düne kadar hükümeti “ABD ve İsrail uşağı” olarak tanımladılar. Hatta “BOP eş başkanı” diyerek akıllarınca dalga geçtiler. Türkiye, İran’a yönelik yaptırıma “hayır” dediği ABD ve eli kanlı İsrail’e diklenince, birden saf değiştirdiler.

Bizim kahramanlar aniden ABD ve İsrail’le saf tutuştu. Bir kez daha anladık, antiemperyalizm politikası, suya tiritmiş. Ulusalcılık, teferruatmış.

Diyorlar ki, Türkiye’nin ekseni kaydı. Batıda, özellikle Amerika’da Türkiye aleyhine yayınlanan makalelerden senaryo üretiyorlar. One Minute çıkışından sonra “Eyvah İsrail bize çok kızacak” ürkekliğiyle hükümete yüklenenler yine sahnede.

Elbette, Türkiye ile ABD ve İsrail ilişkilerinin arzu edilen seviyede olduğu söylenemez. Açıkça ifade etmek gerekirse, bir çatışma hali mevcuttur, ancak karalar bağlamanın da yersiz olduğunu belirtmem gerekir.

Türkiye, bu süreci iyi yönetebilirse çok kazançlı çıkabilir. Çünkü, kartların yeniden karıldığı bir süreçten geçiyoruz. Jeostratejik rol üstlenmeye çalışan Türkiye, yenidünya düzeninde denklemin önemli bir unsuru haline gelebilir.

Bunun için mücadele etmek, gerekirse çatışmayı göze almak gerekir. Türkiye’nin böyle bir gücü vardır, daha da ötesi bu gücü kullanabilecek güçlü bir siyasi iradesi mevcuttur.

Mevcut durumun Türkiye’yi olumsuz etkileyeceği varsayımını işleyenler, aynı şartların ABD, İsrail, AB ve diğer bölge ülkeleri için neyi ifade ettiği sorusuna cevap bulmalıdır.
Yazının devamı »

Get the Flash Player to see this content.

İsrail ile anlaşmalar iptal!

7 Haz 2010 Kategori: Haberler

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, NTV’de ‘Gündemdekiler’ programına katıldı.

Murat Birsel’in sunduğu programda Hürriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Metehan Demir ve Zaman Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Ünal’ın sorularını yanıtladı.

Çelik, “Başbakan Erdoğan, devlet politikasının temelini uluslararası hukuk ve diplomasi ile çizdi. Bir de sokağın sesi var. AK Parti siyaset yapıyor, sokağın sesine duyarsız kalamaz. Öte yanda da devlet aklı var. Bu ince çizgi tutturulabiliyor mu? Türkiye’nin İsrail’le ilişkileri bundan sonraki süreçte Türkiye neler yapacak?” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Çatışma senaryoları bunlar oyuncak değil. Bunun hiç zikredilmemesinden yanayız. Çatışma senaryolarının dışında hakkınızı, hukukunuzu elde edeceğiniz; karşınızdakine müeyyide uygulayacağınız bir sürü enstrüman mevcuttur.

Türkiye-İsrail ilişkilerinde bundan sonraki yol haritasında yakın vadede askeri anlaşmalar ve diğer bağlantılara kadar herşey feshedilecektir.

İkincisi, Türkiye uluslararası hukuktan doğan bütün haklarını kullanacaktır. İsrail’deki hükümetin, buna emir verenlerin, bunun arkasında olanların cezalandırılması için bütün haklarını kullanacaktır.

Video: http://www.haber7.com/video-galeri.php?cID=5239

Kaynak: Haber7

Sahtekarlıktan Medet Umanlar

5 Haz 2010 Kategori: Haberler

Zaman zaman bizi şaşırtan bazı haberler okuyoruz sonra meselenin aslı ortaya çıkınca yıllarca bu ülkede tek bir medya grubuyla insanların nasıl yönlendirildiğini daha iyi anlıyoruz neyse ki bugün sahtekarların yalanlarını ortaya çıkaracak medya kuruluşları var… Eğer bu yandaşlıksa yaşasın yandaşlar…

Bugün bir gazete ile birlikte bazı internet sitelerinde yayınlanan haberde, “Bir kadın öğretim görevlisi, tokalaşmak yerine baş selamı vermeyi tercih edince Cumhurbaşkanı Gül’ün eli havada kaldı.” iddiasında bulunulmuştu.

Karşılama töreninin kamera görüntülerinde ise, bayan öğretim görevlisinin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile tokalaştığı, ardından Gül’ün bir soru sorması üzerine kadının başıyla onay verdiği anlaşıldı.

Konuyla ilgili video görüntüsüne ve yalan haber metnine http://www.samanyoluhaber.com/h_422238_tokalasmama-haberi-yalan-cikti—video.html adresinden ulaşabilirsiniz…

Şimdi iki resim arasındaki farka bakalım :

Haniye’nin Hutbesinde Türk Bayrağı ve Türkiye

4 Haz 2010 Kategori: Haberler

haniyeGazze’deki Ömeri camisinde Cuma namazını kıldıran ve Cuma hutbesini okuyan Gazze’nin yönetimini elinde bulunduran Hamas’ın Başbakanı İsmail Haniye, 31 Mayıs tarihinin İsrail’in çöküşünün başlangıcı olduğunu ve yardım gemilerine düzenlenen kanlı operasyonun bölgede bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Haniye, Filistin halkına yardım ve desteklerinden dolayı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün İsrail ile ilişkilerin eskisi gibi olmayacağını belirttiğini de sözlerine ekleyen Haniyeh, bölgedeki en büyük problem olduğunu belirttiği Gazze’deki kuşatmayı kaldırmak için herkesi işbirliğine çağırdı.

Gazze’yi işgal stratejisinin başarısızlığa uğradığını da belirten İsmail Haniye, sabrın galip geldiğini de sözlerine ekledi. Öte yandan Haniye’nin hutbe okuduğu mimberdeki yan yana Türkiye ve Filistin bayrakları dikkat çekti.

Başbakan Erdoğan, İsrail’den getirilerek Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavilerine başlanan 19 yaralıyı ziyaretinin ardından yaptığı açıklamada, 3′ü yoğun bakımda olmak üzere 19 yaralının bulunduğunu ifade etti.

Yaralıları iyi gördüğünü belirten Başbakan Erdoğan, ”Yaralılara acil şifalar, şehitlere de Allah’tan rahmet diliyorum” dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İsrail’den getirilen yaralıları ziyaret etti. Yaralılardan Mehmet Yıldırım’ın ”İnşallah iyileşirsek bir gemi daha istiyoruz ama bu sefer rotamız İsrail, yükümüz de insanlık olacak” sözleri üzerine Erdoğan, ”Zaten biz gidiyoruz, siz bize zaten vekalet vermediniz mi? Ama bundan sonra İsrail’e belli bir zaman gitmeyeceğiz. Onlara belli bir zaman ceza…” dedi.

Başbakan Erdoğan’ın ziyaretine, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Sağlık Bakanı Recep Akdağ ve Kuveyt Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Ahmed Bin Abdullah El Mahmud da eşlik etti.

Hastalara ”geçmiş olsun” dileklerinde bulunan Erdoğan, tüm yaralılara çiçek ve çikolata verdi. Yaralılarla tek tek yakından ilgilenen Erdoğan, bazılarının yastıklarını ve nevresimlerini düzeltti. Başhekim Doç. Dr. Metin Doğan, yaralılar hakkında bilgi verdi.

Murat Taşkın isimli hasta ile ilgilenen Erdoğan, Taşkın’a ”Ağrı var mı?” diye sordu. ”Ağrı yok, sizi görünce ağrı kalmadı” yanıtını veren Taşkın, İsrail askerlerinin gemide kendisini yere yatırdıktan sonra başta kaburgaları olmak üzere vücudunun çeşitli yerlerini darp ettiklerini ve ayaklarına plastik mermi sıktıklarını anlattı.

Taşkın’ın Konyalı olduğunu öğrenen Erdoğan, yarın Konya’ya gideceğini ve Murat Taşkın’ın Konyalı hemşehrilerine selamlarını ileteceğini dile getirdi. Erdoğan, Taşkın’a ”İstersen seni yarın Konya’ya götüreyim” dedi.

ERDOĞAN’IN ALNINDAN ÖPTÜ

İrlandalı El Hamdi, Başbakan'ı alnından öptü.

Erdoğan, İrlandalı yaralı El Mehdi El Hamid El Hamdi’ye de geçmiş olsun dileklerini iletti. El Hamdi, Başbakan Erdoğan’a ”Sizinle gurur duyuyoruz, destekleriniz için teşekkür ederiz” dedikten sonra İsrail askerlerinin Türkiye’ye getirilmek için havaalanında bulunan yaralılara ”müdahale ve darp ettiklerini” söyledi. Erdoğan’dan bir isteği olduğunu dile getiren El Hamdi, Başbakan’ın izin vermesi üzerine, Erdoğan’ı alnından öptü.

Video: http://www.haber7.com/video-galeri.php?cID=5183

Kaynak: Haber7

Kahraman Recep Bey

3 Haz 2010 Kategori: Haberler

Recep Tayyip ErdoğanAl-Rai gazetesine göre; Amman Nüfus Müdürlüğü’nde Başbakan Erdoğan ile ilgili ilginç bir gelişme yaşandı.

Anlatılan olaya göre;

Amman Nüfus Müdürlüğüne 80 yaşında zorla yürümekte olan bir ihtiyar girer. Nüfus Memuruna yaklaşır ve aralarında şöyle bir konuşma geçer.

80 yaşındaki Mansur El Arabi aile cüzdanını memura uzatır.

Memur defteri inceler;

- Maşallah 80 yaşındasın ama 9 tane de çocuğun varmış

- Hayır 10. oldu

- İnanmıyorum sen hala çocuk yapabiliyor musun?

- Evet

- O zaman sana yeni bir defter çıkarayım

- Evet daha iyi olur.

- Yeni çocuğun ismi nedir?

- Recep Tayyip Erdoğan

- Cinsiyeti erkek mi?

- Hayır cinsiyeti: Kahraman

(Elmahaber)

akpartiliyiz.biz on Facebook

Duyurular

Sayfamıza güncellemeye devam ediyoruz. Türkiye'nin dört bir yanından çalışmalarınızı, duygu ve düşüncelerinizi bekliyoruz.

HERŞEY TÜRKİYE İÇİN !


-->

Aylara Göre Arşiv